Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2023/12327 · K. 2023/9576
6. Ceza Dairesi 2023/12327 E. , 2023/9576 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tercan Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2011 tarihli ve 2011/516 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Tercan Sulh Ceza Mahkemesinin 07.05.2013 tarihli ve 2011/127 Esas, 2013/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir 3. Tercan Sulh Ceza Mahkemesinin 07.05.2013 tarihli ve 2011/127 Esas, 2013/12 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.04.2016 tarihli ve 2014/1055 Esas, 2016/7519 Karar sayılı kararı ile, "Sanığın aşamalarda, tarlasına girmesine neden olduğu hayvanlardan dolayı katılanı uyarmasına müteakip, katılanın kendisine küfretmesi üzerine atılı suçu işlediğini savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi değerlendirilerek, sonucuna göre TCK’nın 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2016/172 Esas, 2018/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddes,, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 5. Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2016/172 Esas, 2018/14 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2018/4062 Esas, 2021/10458 Karar sayılı kararı ile, "17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik CMK'nın 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1 inci maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma üzerine Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2021/138 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve kazanılmış hakkın korunması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.