İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/12726 · K. 2024/191
- Esas No
- 2023/12726
- Karar No
- 2024/191
- Karar Tarihi
- 17.01.2024
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2023/12726 E. , 2024/191 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1673 E., 2023/1432 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/415 E., 2022/257 K.
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum işleminin iptali ile davacının Bağ-Kur Tarım sigortalılığı kapsamında geriye dönük olarak 2006 yılından bu yana tarım sigortalısı olarak tescil kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kursa gitmiş ve eğitim almış olmasının arıcılık işi ile uğraştığını göstermediğini, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur'lusu olmak için ziraat odası kaydı şartı getirildiğini, ancak davacının ziraat oda kaydının bulunmadığını, davacı yasal süre içerisinde tescilini yaptırmadığından ve ilgili oda kaydı bulunmadığından 01.10.2008 tarihinden sonra Kuruma bildirimde bulunanların sigortalılıkları, bildirimlerin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlatılacağından geriye dönük tescil yapılmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Arı Yetiştiricileri Birliğinde dava konusu dönemde kaydı olmadığı, yapılan başvurunun dava tarihinden sonraya ait olduğu, Tarım Müdürlüğü tarafından davacının dava konusu dönemi kapsar şekilde arılı koloni ile konakladığına dair kaydı olmadığının bildirildiği, davacının bal satışı yaptığına dair delil ibraz edilemediği, arıcılık faaliyetinden dolayı kredi kullanımına dair bilgi olmadığı, davacının Ziraat Odası ya da kooperatif/oda kaydı olmadığının davacı tarafından beyan edildiği, resen yapılan araştırmada da kayıt tespit edilemediği, SGK tarafından davacının prim ödemesi, borçlandırma başvurusu ve ilgili Kanunlara göre başvurusu olmadığının bildirildiği, davacının arıcılık kayıt sisteminde dava konusu dönemde kaydı olmadığı, ÇKS kaydı bulunmadığı, hayvan varlığı kaydı olmadığı, fındık teslimi ya da prim tevkifatı olmadığı, davacının arıcılık kurs belgesi olması ile 2006 yılında 20'şer arılı kovan projesine dahil olmasının dava konusu dönemin tamamını kapsayacak şekilde sürekli ve kesintisiz olarak davacının arıcılık ile iştigal ettiğini gösterir nitelikte olmayıp davacının iddiasını ispat için yeterli olmadığı anlaşıldığından davacının dava konusu yapılan tarihlerde sürekli şekilde arıcılık faaliyetinde bulunduğunun ispat edilemediği değerlendirilmekle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacının arıcılık iş kolu ile uğraştığına ilişkin kurs kayıt belgesi ile 2006 yılında aldığı eğitim kapsamında arıcılığa başlamış olduğunu kesintisiz olarak bu güne kadar arıcılık ile uğraştığının ayrıca belgelendiğini, ... İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri bünyesinde daha ziyade fındık tütün gibi ürünlerin devlet destekli alımının söz konusu olduğunu ve destekleme alımların bu doğrultuda örgütlendiğini, arıcılık sektörü ve üretilen ürünün kooperatif tarafından alımı veya parakende ürün teslimatına ilişkin belgelendirme ya da herhangi bir oda kaydının oluşamadığını, davacının 2006 yılından bu yana kesintisiz arıcılık ile uğraştığını, ne var ki elde edilen ürünün belgeli satışının yapılabilmesi için yeterli örgütlenme mevcut olmadığı için sattığı ürünü Bağ-Kur ile ilintili halde pazarlayamadığını, Keşap Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfının yazılarından davacının devlet destekli bir tarım programı kapsamında çiftçilik yaptığının anlaşıldığını, davacı gibi devlet politikası kapsamında eksik örgütlenme ile hak mağduriyetine uğrayan çok sayıda çiftçinin bulunduğunu, davacının devlet destekli bir proje ile çiftçilik yaptığı hususunun belgeli olduğunu, hal böyle olunca, geriye dönük olarak Bağ-Kur kapsamında siğortalılığının tescili gerektiği kanaati ile dava açılmış ise de davacının ürününü kurumsal firmalara teslim etmediğinin, kredi çekmediğinin ya da arıcılıkla ilgili aldığı malzeme faturalarını ibraz edememesinin ÇKS kaydının bulunmamasının ve arı yetiştiricileri birliği kaydının olmamasının gerekçe gösterildiğini, Yayla köyünde arıcılık yapan davacının kurumsal alım ile desteklenmemiş olmasının davacıya eksiklik olarak izafe edilemeyeceğini, davacının arı yetiştiriciliğinin sertifikalı olarak gerçekleştirdiğini, geçimini bu işle kazandığını, tek eksiğin davacının ürününü kurumsal olarak teslim etmemesinden kaynaklandığı hususu değerlendirildiğinde davacının çalışmalarının kabul görmediğini, aldığı arıcılık sertifikasının değerlendirilmediğini, sonuçta köy muhtarının dahi davacının geçim kaynağının arıcılık olduğunu doğruladığını belirterek kararı istinaf etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından işe giriş bildirgesi verilmediği, sigortalılık iradesini ortaya koyacak prim ödemesi veya tevkifat kesintisi bulunmadığı anlaşılmakla; Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması yerinde olup davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 01.07.2006-24.12.2021 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.