İçtihatYargıtay1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/1314 · K. 2024/6880
- Esas No
- 2023/1314
- Karar No
- 2024/6880
- Karar Tarihi
- 23.10.2024
Karar Metni
1. Ceza Dairesi 2023/1314 E. , 2024/6880 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/351 E., 2022/458 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2021/49 Esas, 2021/363 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle 81,35, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2022/351 Esas, 2022/458 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanıkların atılı suçu işlemediklerinden bahisle beraatlerine karar verilmesi gerektiği, kasten yaralama suçundan cezalandırılmaları ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanıklar ile mağdur arasında suç tarihinden önce ortak işlettikleri kafenin sosyal medya hesaplarının devri konusunda anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanıkların araç ile kafenin bulunduğu yere geldikleri, tanık Halil ve mağdur ile birlikte kafe dışına çıkarak konuşmaya başladıkları, konuşmanın kavgaya dönüştüğü, kavga ortamında sanık ...'in yanında taşıdığı bıçak ile mağdur ...'ın batın ve göğüs bölgesine birden fazla kez vurarak yaşamını tehlikeye sokacak ve iç organ yaralanmasına neden olacak şekilde bıçakladığı ve sanıkların olay yerinden birlikte ayrıldıkları anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ...'in eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, mağdurdan kaynaklanan haksız bir hareketin bulunmaması nedeniyle sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı, sanık ... yönünden yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Dosya kapsamı itibariyle; her ne kadar mağdur ... soruşturma aşamasında alınan beyanında sanık ...'ın da kendisine bıçakla vurduğunu beyan etmişse de olay sırasında olay yerinde olan tanıklar ... ve ... 'nin alınan beyanlarında sanık ...'in elinde bıçak gördüklerini beyan ettikleri, sanık ...'ın da elinde bıçak bulunduğundan ve mağdura bıçakla vurduğundan bahsetmedikleri, sanık ...'ın sanık ... ile mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlemek hususunda önceden fikir ve irade birliği içinde olay mahalline gittiği ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurarak katıldığı, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun kanuni tanımında yer alan fiili sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak, kesin bir belirleme yapılmasa da; tarafların karşılıklı kavga ettiği sırada sanık ...'in ani bir kastla yanında taşıdığı bıçakla vurarak mağduru yaraladığı, sanık ...'ın ise sanık ...'in yanında yer almak suretiyle suçun işlenmesini kolaylaştırarak, kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım eden olarak iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesinin uygulanması yerine, 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
1.Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2022/351 Esas, 2022/458 Karar sayılı kararında sanık ... müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemi iştirakin derecesi yönünden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2022/351 Esas, 2022/458 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) bendi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2024 tarihinde karar verildi.