Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/13279 · K. 2024/17570
10. Ceza Dairesi 2023/13279 E. , 2024/17570 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/184 E., 2017/283 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 19.11.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/21169 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59500 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59500 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, incelemeye konu 12.08.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla sanık hakkında yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 07.04.2017 tarihli iddianameyle doğrudan kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonucunda Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2017 tarihli kararıyla sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Bilahare, sanık hakkında inceleme dışı 19.06.2020 tarihinde uyuşturucu madde kullandığı ve bulundurduğu gerekçesiyle yapılan soruşturma neticesinde, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.08.2020 tarihinde sanık hakkında açılan kamu davası sonucunda, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli ve 2020/712 Esas, 2021/942 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve anılan kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/2024 Esas, 2022/466 Karar sayılı kararında yer alan "...Sanığın Uyap suç kaydı bilgilerine göre uyuşturucu veya uyarıca madde kullanma eylemi nedeniyle 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa değişikliğine göre hakkında verilmiş bir denetimli serbestlik kararı bulunmaması nedeniyle hakkında doğrudan kamu davası açılması şartının bulunmadığı anlaşılmakla, atılı eylem nedeniyle kovuşturma şartı bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşinceye kadar durma kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde sanığın hükümlülüğüne karar verilmiş olması,..." şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmesini müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2022/330 Esas, 2022/454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği de dikkate alındığında, Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmeden doğrudan kamu davası açılamayacağı cihetle, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.