Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/1328 · K. 2024/4370
11. Hukuk Dairesi 2023/1328 E. , 2024/4370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/48 Esas, 2022/1557 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/302 E., 2020/180 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2002 yılından bu yana “mobilya bağlantı sistemleri ve aksesuarları” alanında üretim ve satış faaliyetlerini sürdürdüğünü, ürünlerini 34 ülkeye ihraç ettiğini, 2018/76401 sayılı "KMS+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin "KMŞ" ibareli markasına dayalı olarak başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararının yerinde olmadığını, zira müvekkilinin "KMS" ibaresi üzerinde 06 ve 20. sınıf mallar yönünden 2005/18039 sayılı markasından kaynaklanan müktesep hakkının mevcut olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunda kullanılan görselin davalı markasından ziyade müvekkilinin 2005/18039 sayılı markasına yaklaştığını, müvekkilinin eski tarihli markası ile yeni marka başvurusunun esas unsurlarının aynı olduğunu ve tescil kapsamına alınmak istenen malların da aynı bulunduğunu, bu durumun Yargıtay’ın belirlemiş olduğu müktesep hak şartlarını karşıladığını, müvekkilinin "KMS" markasını ilk tescil ettirdiği tarihten beri kullandığını, davaya konu başvurunun, müvekkilinin seri markalarının devamı niteliğinde olduğunu ve seri marka olarak kabul edilmesi gerektiğini, "KMS" ibaresi üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, bu ibareyi 2002 yılından beri ticaret unvanının özü, 2005 yılından beri de tescilli marka olarak kullandığını, davalı firmanın ise markasını 2018 yılında, ticaret unvanını da 2017 yılında tescil ettirdiğini, müvekkilinin iştigal alanının mobilya ve mobilya aksesuarları iken davalı firmanın iştigal alanının plastik ve plastik malzemenin ithalatı ve ihracatı olduğunu, sonuç olarak gerek tescil, gerek kullanım, gerekse ticaret unvanı açısından müvekkilinin "KMS" ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunun tartışmasız bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.