Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2023/1336 · K. 2023/3154
9. Ceza Dairesi 2023/1336 E. , 2023/3154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2019 tarihli, 2019/2890 Esas sayılı iddianamesiyle, suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli, 2019/258 Esas, 2020/189 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin son fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Kararın suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 17.03.2021 tarihli, 2020/1080 Esas, 2021/664 Karar sayılı kararı ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.03.2022 tarihli ve 2021/20103 Esas, 2022/2738 Karar sayılı kararı ile" İlk derece mahkemesince verilen hükmün esasını teşkil eden kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmında sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu belirtilmesine rağmen gerekçeli kararın içeriğinde organ sokma eyleminin anlatılmaması suretiyle kısa karar ile gerekçeli hüküm arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi, Kabule göre de; Mağdurenin soruşturma evresindeki beyanında suça sürüklenen çocuğun istismar eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair herhangi bir anlatımda bulunmadığı ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuğun, farklı tarihlerde on iki yaşından küçük mağdurenin göğüslerini tutarak sıkma ve cinsel organına dokunma şeklinde sübuta eren eylemlerinin bütün halinde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 103/1-c.3, 103/3-c, 43/1. maddeleri ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi" gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli, 2022/288 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.