İçtihatYargıtay1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/1372 · K. 2024/6745
- Esas No
- 2023/1372
- Karar No
- 2024/6745
- Karar Tarihi
- 17.10.2024
Karar Metni
1. Ceza Dairesi 2023/1372 E. , 2024/6745 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/681 E., 2022/648 K.
SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/203 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesi delaletiyle 87/4-2, 29, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Sanık ... hakkında kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle 87/4-2, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2022/681 Esas, 2022/648 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ile sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıkların eyleminin tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme suçunu oluşturduğuna, haksız tahrik şartlarının oluşmadığına,
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve fazla ceza tayinine,
3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, eksik incelemeye, adli raporlara, meşru savunmaya, diğer sanık ... ile iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın eylemleriyle maktulün ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığına, eyleminin basit kasten yaralama olarak kabul edilmesi gerektiğine ve fazla ceza tayinine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından kasten fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik inceleme bulunmadığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, somut olayda sanıklar lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, maktulden kaynaklanan ve sanık ...'a yönelen haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak uygulanan haksız tahrik indirim oranının ve yine sanık ... hakkında haksız tahrik şartlarının gerçekleşmediğine ilişkin kabulün isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar ile maktulün arkadaş oldukları ancak sanık ... ile maktul arasında maktulün eşini haksız şekilde kendisi aldatmakla suçlamasından ötürü husumet oluştuğu, olay öncesinde bu hususta adlî merciilere yansımayacak şekilde tartışmaların yaşandığı, olay günü sanıkların iş yerinde alkol aldıkları sırada yaya halde evine gitmekte olan maktul ile karşılaştıkları, maktulü de davet ettikleri ancak maktulün daveti kabul etmeyerek evde işlerinin olduğundan bahisle evine gittiği, sanıkların bir müddet daha alkol aldıktan sonra konuşmak amacıyla maktulün evine gittikleri, sohbet sırasında sanık ...'ın maktulde bıçak olduğunu fark ettiği, maktulün tedirgin davranışlarından ötürü tedbir amaçlı olarak bıçağı maktulden alarak koltuğun yastıklarının altına sakladığı, bir müddet birlikte oturduktan sonra alkollerinin bitmesi üzerine sanık ...'ın alkol almak amacıyla evden ayrıldığı, evde yalnız kalan sanık ... ile maktul arasında sebebi belirlenemeyen şekilde kavga çıktığı, sanık ...'ın da basit tıbbi müdahale ile yaralanmasında anlaşılacağı üzere karşılıklı olarak birbirlerini beden yoluyla ve sehpa ayağıyla darp etmeye başladıkları, bu arada sanık ...'ın tanık ...'ın işlettiği markete gittiği ancak ...'ın iş yerini kapattığını satış yapamayacağını söylemi üzerine tanık Volkan'ın iş yerinden alkol alarak 00.10-00.30 aralığında maktulün evine döndüğü, müstakil olan eve giriş yapmadan önce sanık ...'ın pencereden sanık ... ile maktulün kavga halinde olduğunu görerek içeriye girdiği, tarafları ayırdığı, dosyada mevcut olay yeri fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere sanık ... tarafından ağır şekilde darp edilmiş yüzü gözü kan içerisinde bulunan maktulün sanık ... tarafından beden yoluyla darp edildiği, akabinde olay yerinde bulunan bıçak ile kolunda 15 cmlik kesi olacak şekilde yaralandığı, sanık ...'ın suçta kullandığı bıçağı yıkayarak mutfak bölümünde lavabonun iç kısmına bıraktığı ardından sanıkların yaraları nedeniyle kanlar içerisinde koltuk üzerinde hareketsiz halde bulunan maktulü öldüğü düşüncesiyle bırakarak olay yerinden birlikte ayrıldıkları, maktulün ağır şekilde yaralanmasına rağmen yardım çağırmadıkları, üstleri kanlı şekilde tanık ...'ın yanına giderek maktulden kasıtla Almancılar ile kavga ettiklerini söyleyip kendilerini hastaneye götürmesini istedikleri ancak araçla seyir halindeyken vazgeçerek sahile gitmek istediklerini belirttikleri, aracın yolda kuma saplanması üzerine bir müddet de orada alkol aldıktan sonra evlerine dağıldıkları, sanık ...'ın eve üstü başı kanlı halde gelmesinden şüphelenen eşi tanık ...'nin isteği üzerine maktulün evine kontrol amaçlı olarak sanık ... ve tanık ...'nin gittiği, maktulün sanıkların bıraktığı halde koltuk üzerine hareketsiz şekilde bulunduğu, tanık ...'nin açık olan pencereden içeri girerek kapıyı sanık ...'a açtığı ve yine tanık ...'nin 112 Acil Servis'i arayarak yardım talebinde bulunduğu, sonrasında tanık ve sanık ...'ın ikametgah kapısını açık bırakarak olay yerinden ayrıldıkları, maktul hakkında düzenlenen ölü muayene ve otopsi raporlarında kafa ve göğüs bölgesinde künt travmaya bağlı çok sayıda ekimoz, hematom ve laserasyon tespit edildiği, iç muayenede göğüs ve boyun bölgesine yapılacak bası ve ya sert darbeler neticesinde oluşabilecek hyoid kemikte, thyroid kartilajın sol boynuzlarında, çok sayıda kostada ve klavikulada kırık, çene ekleminde çıkık tespit edildiği, beyinde yaygın subaraknoidal kanama mevcut olduğu maktul hakkında Adli Tıp 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 08.11.2021 tarihli raporda kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı hyoid kemik, thyroid kıkırdak, çok sayıda kosta ve klavikula kemik kırıkları, çene ekleminde çıkık ile birlikte beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olabileceği gibi genel beden travması sonrası boyna bası ve ağız burun tıkanmasına bağlı mekanik asfiksi sonucu da meydana gelmiş olabileceğinin belirtildiği anlaşılmakla; sanıklar İhsan ve ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde maktulü beden yoluyla, sehpa ayağıyla ve bıçakla darp etmek suretiyle kasten öldürdükleri gözetilmeksizin suç vasfının hatalı belirlenmesi suretiyle kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan cezalandırılmaları suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere suç vasfının hatalı belirlenmesi nedeniyle katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2022/681 Esas, 2022/648 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın karşı oyuyla ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
İncelenen davada hukukî uyuşmazlık konusu olan husus sanık ... hakkında eyleme iştirak olup olmadığı yolundadır.
Mevcut olayda sanıklar ve maktul müstakil bir evde birlikte alkol almışlardır ve bu ev maktulün evidir. Sohbet sırasında sanık ... maktulde gördüğü bıçağı her ihtimale karşılık maktulden alarak alarak kanepenin bir kenarına bırakmıştır. Bir süre sonra sanık ... alkol almak amacıyla evden ayrılmış ve evde kalan sanık ... ile maktul arasında arbede çıkmıştır. Sanık ... basit tıbbî müdahale ölçüsünde yaralıdır. Zaten alkol alıp eve dönen ... içeride kavga eden iki kişiyi pencereden de görmüştür. Sanıklar maktulün artık hareketsiz kaldığını görünce evden ayrılmışlar yardım çağırmamışlardır. Adlî Tıp Kurumu raporuna göre maktul bedenen aldığı darbeler sonucunda ölmüştür ve arada illiyet vardır.
Mevcut davada sanık ...'ın yine mevcut deliller ile beraatine karar verilmesi gerekir iken sanığın mahkûmiyeti yolundaki kararın onanması yolunda görüş bildiren Sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.