IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 28/01/2013 tarih ve 2011/7487 - 2013/1337 E.K. sayılı ilamı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Çınar ve Kulp Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak görev yapan davacının sigortalı çalışmalarının ücret bordrolarına uygun olarak Kuruma kesintili ve kısmi süreli olarak bildirildiği, tanıkların beyanlarında davacının 08.00-16.30-18.00 saatleri arasında çalışması bulunduğunu beyan etmelerine karşın ders saati karşılığında ücrete hak kazanan davacının halı siparişi veren firmanın bir sonraki dönem iş sözleşmesinin yenilememesinden çekinerek işi yetiştirebilmek için tam gün çalıştıklarını beyan ettikleri, dosyada bulunan ve imzalı ücret bordrolarında yer alan çalışma süresinin Kuruma bildirilen sigortalı çalışmalar ile uyumlu olduğu, davacı ile birlikte çalışan müdür, müdür yardımcısı ve öğretmenlerin dinlenmediği, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığının yeterince araştırılmadığı, somut olayda, davacının davalı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, davacının çalışmalarının kısmi süreli ya da tam süreli olup olmadığı noktasında toplandığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13 üncü maddesine göre işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmi süreli iş sözleşmesi olduğu, emsal işçinin, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçi olduğu, yukarıda anılan yasa hükümleri doğrultusunda, usta öğreticilerin ders saati karşılığında ücrete hak kazanmaları esas olduğundan kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştıklarının kabul edilmesi gerektiği, ancak, davacının ders saatleri dışında Kurumun kendisine verdiği görev ya da işin niteliği gereği çalışmasını sürdürdüğü hallerde günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırdığı ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yaptığı belirlendiği takdirde davacının tam süreli çalıştığı kabul edilebilir ise de Mahkemenin yeterli ve gerekli bir araştırmayla davacının çalışmasının kısmi süreli ya da tam süreli olup olmadığını aydınlığa kavuşturmadan yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı, yapılacak işin, işyerinden davacının işyeri özlük dosyası ile ders programlarını, devam-devamsızlık ve puantaj kayıtlarını ve imzalı ücret ödeme belgelerinin tamamını getirtmek, hangi tarihler arasında davalı işyerinden bildirim yapıldığını belirlemek, davacı ile birlikte çalışan müdür, müdür yardımcısı, öğretmenleri dinlemek, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığını araştırmak, davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığı ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığı yada tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığı belirlenerek davacının çalışmalarının tam süreli mi kısmi süreli mi olduğu tüm uyuşmazlık konusu süre için ayrıntılı olarak tespit edilip dosyadaki tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, eksik inceleme ve araştırma ile verilen hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.03.2018 tarih ve 2013/259 - 2018/140 E.K. sayılı kararı ile usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, bordro tanıklarının beyanları ve 30.10.2017 tarihli bilirkişi ek bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalı Bakanlığa bağlı halk eğitim merkezlerinde tam gün-tam süreli olarak 21.06.1993-01.07.2000 tarihleri arasında hizmet akdi ile toplam 1702 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin 1054 gününün davalı Kuruma bildirildiği, bildirilmeyen 648 günlük hizmetin davalı kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
30.10.2017 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 tarih ve 2018/7023 - 2019/5826 E.K. sayılı ilamı ile ... imzalı ücret bordrolarının davacı çalışmalarının işyerinde otuz günün altında geçtiğinin karinesi olduğu, karinenin tersinin ise, eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği, başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemeyeceği, Dairemizin, giderek Yargıtayın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerinin de bu doğrultuda olduğu, davalı işveren tarafından 1993-2000 yılları arasına ilişkin bir kısım imzalı ücret bordrolarının ibraz edildiği, davalı tarafından imzalı ücret bordrosu ibraz edilen, ancak davacı tarafından aksi yazılı delil sunulamayan bu aylardaki bildirilmeyen süreler yönünden ret kararı vermek gerektiği, somut olayda, imzalı ücret bordroları dikkate alınmadan, kursların açık olduğu dönemler belirlenmeden, Kulp ve Çınar Halk Eğitim Merkezlerinde nizalı dönemde çalışan bordro tanıkları veya kadrolu çalışanlar dinlenmeden, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, yapılacak işin; davacıya imzalı ücret bordrolarındaki imzaların kendisine ait olup olmadığını sormak, davacının imza inkârı halinde bu bordrolardaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına dair imza incelemesi yaptırmak, eli ürünü olduğu anlaşılan dönemler yönünden imzalı ücret bordrosunda belirtilen kadar çalıştığını kabul etmek, eli ürünü olmadığı anlaşılan dönemler ile ücret bordrosu olmayan dönemler yönünden ise; Çınar ve Kulp çalışma dönemlerindeki bordrolardan nizalı dönemin tamamında çalışması olan bordro tanıklarını res'en tespit edip dinlemek, gerektiğinde halk eğitim merkezlerinde nizalı dönemde çalışan müdür veya yardımcısı gibi kadrolu personeli dinlemek, davacının çalışmasının niteliğini somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, eksik inceleme ve araştırma ile verilen hüküm bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.11.2022 tarih ve 2019/817 - 2022/556 E.K. sayılı kararı ile usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları, getirtilen Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleri kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde;
Davacının davasının kısmen kabulüne,
1-Davacının davalı MEB'e bağlı 13516.21 sicil numaralı işyerinde bir hizmet akdine bağlı olarak çalışmasından kaynaklı;
\* 1997/Mayıs Ayında 17 günlük hizmetinin 8 günü,
\* 1997/Kasım Ayında 16 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 1997/Aralık Ayında 18 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 1998/Şubat Ayında 16 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 1998/Mayıs Ayında 16 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 1998/Temmuz Ayında 18 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 1998/Ekim Ayında 16 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 1999/Şubat Ayında 21 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 1999/Mart Ayında 21 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 1999/Nisan Ayında 19 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 1999/Mayıs Ayında 20 günlük hizmetinin | günü,
\* 1999/Haziran Ayında 23 günlük hizmetinin | günü,
\* 1999/Temmuz Ayında 23 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 2000/Şubat Ayında 22 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 2000/Mart Ayında 19 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 2000/Nisan Ayında 21 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 2000/Mayıs Ayında 23 günlük hizmetinin 1 günü,
\* 2000/Haziran ayında 23 günlük hizmetinin 1 günü olmak üzere;
-Toplam 25 hizmet gününün kuruma bildirilmediğinin tespiti ile eksik bildirilen hizmet günlerinin tesciline,
2-Davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir.