V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; aylık ücretin miktarı ile kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin alacaklarının ispatına, hesaplanmasına ve karşılığının ödenip ödenmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24 ve 27 nci maddeleri.
3. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17, 32, 41, 44, 46, 47, 53 ve 63 üncü maddeleri ile aynı Kanun'un 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte olan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
3. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fîilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
4.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
5. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
6.Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları için de geçerlidir.
7.Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
8. Somut uyuşmazlıkta davacının; haftanın 5 günü 08.00-20.00 saatleri arasında, haftanın 2 günü ise arıza nedeniyle 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftalık 25 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır.
9. Fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından davacının fazla çalışmalarının tanık beyanlarına göre kabulünde isabetsizlik yoktur. Davacı tanıklarından E.Ü, " Kışın 08.30-17.30 saatleri arasında haftanın 7 günü hafta tatilimiz olmadan çalışırdık, 17.30'u aşan fazla çalışmamız muhakkak haftanın 6 günü 20.00'a kadar olurdu, 20'den sonra arıza durumuna göre ayda 8-10 kez 2-3 saat fazla çalıştığımız zaman olurdu, yazın 08.00-18.00 saatleri arasında haftanın 7 günü hafta tatilimiz olmadan çalışırdık, 18.00'u aşan fazla çalışmamız muhakkak haftanın 6 günü 20.00'a kadar olurdu, 20'den sonra arıza durumuna göre ayda 8-10 kez 2-3 saat fazla çalıştığımız zaman olurdu. " şeklinde beyanda bulunurken diğer davacı tanığı M.A, "08.00-18.00 saatleri arasında haftanın 7 günü hafta tatilimiz olmadan çalışırdık, 18.00'u aşan fazla çalışmamız muhakkak haftanın neredeyse çalıştığımız her gün yani 7 günü 20.00'a kadar olurdu, 20'den sonra arıza durumuna göre ayda ortalama 9-10 kez 2-3 saat fazla çalıştığımız zaman olurdu " şeklinde beyanda bulunmuştur. Diğer davacı tanığı M.A.N, "08:00-18:00 saatleri arasında çalışırdık, yalnız atölyedeki işin durumuna göre bazen haftanın 1-2 günü bazen ise bir hafta boyunca fazla mesai yaptığımız olurdu, bu bazen 1 saat bazen ise 02:00-03:00 saatlerine kadar sürerdi, net bir ortalama işin niteliği gereği veremem. " şeklinde beyanda bulunmuş, son davacı tanığı H.H.K. ise "Davacı sürekli haftada 7 gün çalışırdı, sabah 08.00 de işe başlar, akşam 21.00, 22. 00 e kadar çalışırdı." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı çalışma saatlerinin 08.00-18.00 saatleri arasında olduğunu beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları ve yapılan işin niteliği birlikte değerlendirildiğinde; davacının saat 20.00'den sonra çalıştığı hususunun net olarak ispatlanamadığı, buna göre davacının 08.00-20.00 saatleri arası çalıştığının kabulünün dosya kapsamına daha uygun düşeceği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca davacının 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.