Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/15712 · K. 2024/3777
7. Ceza Dairesi 2023/15712 E. , 2024/3777 K. "İçtihat Metni"
A. KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR BAŞVURU
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun, 02.06.2023 tarihli ve 2023/20 Esas sayılı kararıyla; Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2023 tarihli ve 2022/170 sayılı yazıları ile; a) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 30.03.2023 tarihli ve 2023/347 Esas 2023/1566 Karar sayılı kararları ile aynen; "5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. maddesi gereğince, suça konu eşyanın değeri belirlenirken gümrüklenmiş değerin esas alınması gerektiği, bu durumda suça konu eşyanın hafif olduğu gözetilmeksizin, CIF değer esas alınıp eşyaların değeri pek hafif kabul edilerek eksik cezaya hükmolunmuş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu hususun eleştirilmesiyle yetinilmiştir." gerekçesi ile istinaf başvurusunun eleştirilmek suretiyle esastan reddine dair kararı, b) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/3309 Esas 2022/5101 karar sayılı kararı ile aynen; "7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinde belirtilen eşya değerinden "gümrüklenmiş değer" anlamının çıkarılamayacağı, zira kanun koyucunun aynı yasanın 5/2. maddesinde açıkça etkin pişmanlık içinde "gümrüklenmiş değer" ifadesini kullanılmasına rağmen 3/22. maddesinde "eşyanın değeri" ifadesini kullanılması karşısında suça konu eşya değerinin gümrüklenmiş değer olarak belirlenemeyeceği, kaldı ki eşya değeri tabirinin "5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele kanununa göre elkonulan eşya ve alıkonulan taşıtlara ilişkin uygulama yönetmeliğinin 3/1-ğ maddesi gereğince 5607 sayılı Kanun uyarınca elkonulan ihraç eşyası için FOB, ithal eşyası için CIF kıymetini veya varsa mahkemece belirlenmiş değerini ifade ettiğinin açıklaması da gözetildiğinde gümrüklenmiş değerin eşya değeri olarak değerlendirilemeyeceği, buna göre somut olayda CIF değer suç tarihi itibari ile pek hafif sınırlar içerisinde kalıp hafif olarak kabul edilemeyeceğinden, eşyanın suç tarihi itibariyle pek hafif değerde olması karşısında 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca sanıkların cezasından 2/3 oranında indirim yapılması gerektiği halde gümrüklenmiş değer esas alınarak değerin hafif kabulü ile sanıklara fazla ceza tayini" gerekçesi ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararları arasında 5235 sayılı Kanun'un 35/3. maddesi gereğince içtihat farklılığının giderilmesi yönünde karar verilmesi talebi ile Başkanlar Kuruluna talepte bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından yapılan incelemede; 1.Kaçakçılık suçunun konusunun gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye bir malın sokulması yahut ülkeden bir malın çıkarılmasıyla oluşacağı, dolayısıyla asıl ve baskın olan hususun egemenlik hakkı gereği gümrük vergileri ilave edilmiş eşyanın ülkeye sokulması ve çıkarılmasının suç olarak düzenlendiği, 4458 sayılı Kanunun 3/26. maddesinde "Gümrüklenmiş Değer" deyiminden, Uluslararası Kıymet Sözleşmesine göre belirlenecek, ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük değerleri toplamının, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamını ifade ettiği, bu nedenle 4458 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un mantık ve hükümlerinin tamamının bir arada değerlendirilmesi gerektiği, 2.Mülga 1918 sayılı Kanun'un 25. maddesinde gümrük kaçağına esas olarak eşyanın gümrüklenmiş değerinin esas alınması gerektiğinin belirtildiği, 3.Mülga 4926 sayılı Kanun'un 2/m bendinde gümrüklenmiş değerin tanımının yapıldığı, 4. maddesinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin esas alınması gerektiğinin belirtildiği, 4.Yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 2/b maddesinde gümrüklenmiş değer kavramının tanımının yapıldığı ancak; a) Aynı kanunun 3/22. maddesinde gümrüklenmiş değer kavramı yerine sadece eşyanın değeri kavramına yer verildiği, b) 5/2 maddesinde etkin pişmanlığa esas kavram yönünden gümrüklenmiş değerin iki katı tariflemesinin yapıldığı ve yine 15. maddede kaim değer yerine gümrüklenmiş değer kavramına atıf yapıldığı, geçici 10 ve 11. maddelerinde ise müsadere yerine gümrüklenmiş değer kavramına yer verildiği, Bu tespitler doğrultusunda ; - 1918 Sayılı Kanun, 4926 Sayılı Kanun ve 5607 Sayılı Kanun dönemlerinde duraksamasız olarak Yargıtay içtihatları doğrultusunda kaçakçılığa konu eşyanın değerinden kastın ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamının, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamının esas alınması gerektiğinin tüm yargı teşkilatlarınca uygulana geldiği, - Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/25033 Esas, 2021/18636 Karar sayılı ilamında da aynen "5607 sayılı Kanun'un 3/22 madde ve fıkrasının uygulanmasında suça konu eşyasının gümrüklenmiş değerinin esas alınması karşısında" tespitinin yapıldığından hareketle; Ceza Dairesi Başkanlar Kurulu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında belirtildiği gibi eşyanın sadece CIF değerinin esas alınması halinde suç, suça konu eşyanın ele geçirilememesi yahut müsadere edilememesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 15. ve geçici 10 ve 11. maddelerinin uygulama kabiliyetinin kalmayacağı, 1918 sayılı Kanun'un yürürlüğünden itibaren istikrarlı bir şekilde bugüne kadar gümrüklenmiş değerin baz alındığı, bu nedenle 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin de yazım hatasından kaynaklı olup, ancak aynı Kanun'un 5/2, 15, geçici 10 ve 11. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde suça konu eşyanın değerinden kastedilenin gümrüklenmiş değer olduğu noktasında bir tereddüt bulunmadığı, zira aynı dosyada eşya değeri yönünden CIF değerinin esas alınıp etkin pişmanlıkta gümrüklenmiş değer kavramının esas alınmasının konu bütünlüğünü bozacağı gibi yargısal uygulamalarda karmaşıklığa sebebiyet vereceği böyle bir uygulamanın tüm ülke genelinde yeknesaklığı ortadan kaldıracağı kanaatiyle; Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2023 tarihli uyuşmazlığın giderilmesi talebinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. ve 16. Ceza Dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi konusunda 5235 sayılı Kanun'un 35/3. maddesi gereğince Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından bu konuda bir karar verilerek uyuşmazlığın giderilmesini istemiştir.