III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece ''Katılan ...'ın olay tarihinde iki gün önce ikameti olan Hakkari ilinden Dörtyol'a narenciye işi bulmak için tek başına geldiği, daha önceden tanımadığı sanık ...’nin kendisine 'ne geziyorsun buralarda, ne iş yapıyorsun' demesi üzerine iş bulmak için Hakkari'den geldiğini ve bilet fiyatlarına baktığını söylediği, kalacak yeri olmaması sebebiyle sanığın kamyonunda kalma teklifini kabul ettiği, sanık ve katılanın 06 ... ... plakalı kamyona bindikleri, yaklaşık yarım saat sohbet ettikten sonra sanığın 'ben yatacağım gel yanıma yat bir baba oğul gibi' dediği, katılanın durumdan şüphelenmeyerek sanığın yanına uzandığı, daha sonra sanığın eli ile katılanın kalçalarını okşamaya başladığı, bunun üzerine katılanın yataktan kalkmasıyla birlikte sanık ...'in ... renkli maket bıçağını katılana savurarak 'uzan yanıma, kes sesini, seni öldürürüm' dediği, katılanı zorla yatağa yatırdığı, bıçağı savurması sebebiyle sağ elinden katılanın kesi oluştuğu, sanığın bıçağı katılanın boğazına dayayarak 'benim dediğimi yapacaksın, sesini kes, seni burada gömerim, kimsen yok zaten' diyerek katılanı dudaklarından öptüğü, devamında sanığın pantolonunu indirerek cinsel organını katılanın ağzına doğru sürtmek suretiyle 'ağzına al bunu' dediği, daha sonra kendisini yüz üstü yatırarak cinsel organını kalçasına sürttüğü, eşofmanını ve iç çamaşırını dizine kadar zorla indirdiği, cinsel organını kalçasına geçirmek istediği, katılanın sanığı ittirdiği sırada sanığın katılanın dudağına, göğsüne, burnuna sert bir şekilde vurduğu, bu sırada sanığın tekrar cinsel organını katılanın kalçasına değdirdiği, katılanın tüm gücüyle sanığı iterek kamyondan aşağı indiği şeklinde meydana gelen olayda,
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de; cinsel suçların yapısı gereği bu suçlarda ispat hukukuna ilişkin zorluklar yaşandığı, bu zorlukların aşılması amacıyla bir takım kabullerden yola çıkılması söz konusu olmakla birlikte, bahsi geçen kabullerin de somut olay ve olgularla desteklenmesi gerektiği, bu doğrultuda suçun ispatına ilişkin, aşamalarda tutarlılık gösteren ve sanığa iftira atmasını gerektirecek nitelikte aralarında bir husumet bulunmayan mağdur beyanının en önemli delili olduğu, nitekim Yargıtay’ın yargılamaya konu suçlar açısından vermiş olduğu kararlar incelendiğinde; cinsel saldırı suçlarında mağdur beyanına büyük önem atfedildiği, sanığa iftira etmesi için neden bulunmayan mağdurun beyanlarının hükme esas kabul edildiği ancak söz konusu kararlarda mağdurun aşamalarda samimiyetinden şüpheye düşürmeyecek ve bir tutarsızlık içermeyecek beyanda bulunması gerektiğinin ifade edildiği, çelişkili ve durumunu çevresine mazur gösterme düşüncesinden kaynaklanan mağdur beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığının kabul edildiği, bu kapsamda dosyamızda katılan ile sanığın daha önceden birbirlerini tanımadıkları, aralarında herhangi bir husumetin tespit edilemediği, katılanın sanığa suç isnat etmesi için dosyaya yansıyan herhangi bir sebep bulunmadığı, katılanın aşamalardaki beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu, katılanın şikayetini olaydan hemen sonra kolluk birimlerine başvurmak suretiyle bildirdiği, katılanın beyanında belirttiği ve elinden yaralanmasına neden olan ... renkli maket bıçağının sanığın kullandığı 06 ... ... plakalı araçta yapılan arama sonucunda tespit edildiği, yine sanığın kullandığı 06 ... ... plakalı araçta yapılan aramada ele geçirilen bez üzerinde katılanın DNA'sı ile uyumsuz sperm hücrelerinin edildiği, yaralanmasının adli muayene sonucunda rapor altına alındığı, bu nedenlerle katılanın dosyadaki somut deliller ile desteklenen beyanına itibar edilebileceği anlaşılmakla sanığın aşamalarda çelişen savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek sanığın savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Sübutu yukarıda izah edilen şekilde kabul edilmiş olayda sanığın eyleminin vasfının belirlenmesi gerektiği, sanığın eyleminin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçuna mı, yoksa tamamlanmış basit cinsel saldırı suçuna mı vücut verdiğinin çözümlenmesi gerektiği, basit cinsel saldırı suçunun oluşabilmesi için eylemin cinsel ilişki boyutuna ulaşmaması gerektiği, eylem vücuda organ veya sair bir cisim sokmaya yönelikse veya fiil de işlenmişse, basit cinsel saldırı değil ikinci fıkrada düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçu söz konusu olacağı, bu ayrımın yapılabilmesi için failin kastının ve gerçekleştirdiği davranışların hangi fiile yönelik olduğunun belirlenmesi gerektiği, failin amacı ve davranışları vücuda organ veya sair bir cisim sokmak olmaksızın cinsel duyguları tatmine yönelik ise basit cinsel saldırı, amacı ve davranışları vücuda organ veya sair bir cisim sokmaya yönelik olmakla birlikte eylemin elinde bulunmayan nedenlerle gerçekleştirilememesi halinde ise ikinci fıkrada düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsün söz konusu olacağı, bu anlamda yapılan değerlendirmede; yukarıda izah edilen şekilde gerçekleşen olayda sanığın eyleminin vücuda organ sokmak suretiyle cinsel saldırıya teşebbüs ettiğinin kabulü gerektiği, vasfın sadece cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlali olarak ortaya çıkmadığı, eylemin daha ileri bir seviyede bulunduğu, cinsel organını katılanın ağzına sokmaya çalışması, katılanın pantolonunu indirmesi ve cinsel organını popo bölgesinden sokmaya çalıştığı sırada katılanın sanığı tüm kuvvetiyle iterek kaçması, sanığın vücuda organ sokma amacıyla hareket ettiğini gösterdiği kanaatine varılmakla..'' şeklindeki gerekçe ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suçta kullanılan maket bıçağının müsadere edilmemesi dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.