Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2023/16190 · K. 2023/14279
6. Ceza Dairesi 2023/16190 E. , 2023/14279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/70 Esas ve 2021/35 Karar SUÇLAR : Silahla tehdit, hakaret, kasten yaralama KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığına
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Göynük Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2019/70 Esas, 2021/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca koruma ve tedavi amacıyla güvenlik tedbirine hükmedilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 17.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 29.12.2022 tarihli ve 94660652-105-14-19005-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2023 tarihli ve 2023/1858 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1858 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre; Mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Göynük Asliye Ceza Mahkemesince hükme dayanak yapılan ... İzzet Baysal Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim edilen 05.02.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda, adı geçen sanığın 12.01.2019 tarihinde işlediği iddia edilen suça ilişkin, ilgili tarihte kişinin 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesinde ifade edilen anlamda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin kısmen azaldığı, kişinin mevcut haliyle toplum ve kendisi için tehlikeliliğinin önemli ölçüde azalmış hali göz önünde bulundurularak anılan Kanun'un 57. madde kapsamında hastaneye yatmasının gerekli olmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrasındaki "Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." şeklindeki hüküm dikkate alınarak, işlediği suçlara ilişkin olarak ceza verilmesi ve anılan Kanun hükmü uyarınca cezasının indirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.