Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2023/16193 · K. 2023/11004
6. Ceza Dairesi 2023/16193 E. , 2023/11004 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi 1. Mağdur ve vekilinin kovuşturma aşamasında "Suça sürüklenen çocuk ve sanıktan şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini" beyan etmiş olması karşısında; kamu davası açıldıktan sonra 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddeleri hükümlerine göre usulen mahkemeye başvurarak davaya katılmamış ve katılan sıfatını kazanarak temyiz yetkisini elde etmemiş, şikayetinin olmadığını ve katılma talebinin bulunmadığını belirten mağdur ... vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1 inci maddesi uyarınca hükmü temyiz etme yetkisinin bulunmaması sebebiyle temyiz isteminin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçu ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında müşteki ve bütün mağdurlara yönelik nitelikli yağma ve nitelikli yağmaya teşebbüs, suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen cezanın tür ve miktarı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasınının (a) ve (b) bentleri uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs ve mağdurlar ... ve Adil'e yönelik nitelikli yağma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: