Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/16448 · K. 2025/428
10. Ceza Dairesi 2023/16448 E. , 2025/428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/212 E., 2022/222 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çerkezköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43. ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.06.2022 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2022/29477 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90821 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90821 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın daha evvel 27.10.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2019 tarihli ve 2018/13096 soruşturma, 2019/14 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle bu suçtan dolayı kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Edirne 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2019/152 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararıyla denetimli serbestlik çağrı yazısının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediği, dolayısıyla kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği, İncelemeye konu 16.09.2020, 21.09.2020, 02.10.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarını işlediği iddiasıyla aynı sanık hakkında yapılan soruşturma sonucunda ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 19.10.2020 tarihli iddianameyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın Çerkezköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.03.2022 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Somut olayda, 5237 sayılı Kanun’un 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan Edirne 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/152 Esas sayılı dosyasında, 21.10.2021 tarihinde Mahkemesince kamu davasının durmasına karar verildiği nazara alındığında, inceleme konusu 16.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun, 14.01.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının beş yıllık erteleme süresi içerisinde işlendiğinden, erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu, müstakil bir suç oluşturmayıp 5237 sayılı Kanun’un 191/4. maddesindeki ihlal nedeni sayılacağı, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali sayılabileceği, 21.09.2020 ve 02.10.2020 tarihli eylemlerin de zincirleme şekilde işlenmiş suçlar olduğu anlaşıldığından, mahkemesince ihlal niteliğindeki 14.01.2019 tarihli eylem bakımından kamu davasının düşürülmesine, 27.10.2018 tarihli ilk eylem ile 21.09.2020 ve 02.10.2020 tarihli eylemlere ilişkin yeni bir iddianame düzenlenmesi için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.