II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 11.04.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2017 tarihli ve 2017/30744 Soruşturma, 2017/952 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 12.01.2018
tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 17.01.2018 tarihinde tedbirin infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısı tebliği üzerine şüphelinin Müdürlüğe başvurduğu, 23.01.2018 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastaneye başvurmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 12.03.2018 tarihli uyarı yazısının 23.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurması üzerine 29.03.2018 tarihinde yeniden hastaneye sevkedildiği, 29.03.2018 ve 12.04.2018 tarihlerinde hastaneye başvurarak kontrol muayenelerini olduğu, ancak 26.04.2018 tarihli kontrol muayenesine gitmemesi nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 22.05.2018 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 11.06.2018 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
C. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2018 tarihli ve 2017/30744 Soruşturma, 2018/16479 Esas, 2018/12972 sayılı iddianamesi ile Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.12.2018 tarihli ve 2018/685 Esas, 2018/872 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
E. Sanığın denetim süresi içerisinde 19.08.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan mahkûm olduğunun ve 19.01.2022 tarihinde kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bursa 3.İnfaz Hakimliğinin 21.02.2022 tarihli ve 2022/1103 İnfaz hakimliği dosyası, 2022/1113 Karar sayılı kararı ile erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
F. Bursa 3. İnfaz Hakimliğinin 21.02.2022 tarihli ve 2022/1103 İnfaz hakimliği dosyası, 2022/1113 Karar sayılı erteli hapis cezasının aynen infazına dair kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere
verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yolunun usule uygun şekilde gösterildiği, kararın şüpheliye 12.01.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 17.01.2018 tarihinde tedbirin infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin 17.01.2018 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak el yazısı ile "kararı 10.01.2018 tarihinde tebliğ aldım, karara itiraz etmiyorum, infaza başlamak istiyorum" şeklinde yazılı beyanda bulunarak imzaladığı, bu beyan üzerine kararın kesinleştirilerek tedbirin infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği anlaşıldığından kanun yararına bozma istemi gerekçesi yönünden yerinde değildir.
Ancak;
Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre, 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaz işlemlerine başlanılmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde, ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği, somut olayda; Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının tebliği üzerine şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 23.01.2018 tarihinde hastaneye sevkedildiği, hastaneye başvurmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, uyarılmasından sonra Müdürlüğe başvurması üzerine 29.03.2018 tarihinde yeniden hastaneye sevkedildiği, 29.03.2018 ve 12.04.2018 tarihlerinde hastaneye başvurarak kontrol muayenelerini olduğu, 26.04.2018 tarihli kontrol muayenesine gitmemesi nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği, dolayısıyla şüphelinin uyarılmasından sonra müdürlüğe başvurarak yükümlülüğünü yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlâlinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul
edilebileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazına devam edilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.