Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/16476 · K. 2025/1520
10. Ceza Dairesi 2023/16476 E. , 2025/1520 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/484 E., 2021/573 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2022/33815 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91411 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91411 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 06.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca daha önce erteleme kararı verildiğinden bahisle, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 29.07.2021 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/484 esas, 2021/573 sayılı kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "... soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Somut olayda, sanık hakkında, 18.03.2016 tarihli önceki uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.11.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavî ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle 08.12.2016 tarihli ve 2016/39022 esas sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 10.04.2017 tarihli ve 2016/757 esas, 2017/313 sayılı kararıyla sanığın 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 16.06.2017 tarihinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklanarak İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 12.11.2018 tarihli ve 2018/627 esas, 2018/726 sayılı kararıyla 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.04.2020 tarihli ve 2019/238 esas, 2020/723 sayılı kararı ile 18.03.2016 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ve denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı kağıdının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden mahkûmiyet kararı yerine, durma kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sonucunda İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli ve 2020/236 esas, 2020/244 sayılı kararıyla sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği ve bu durma kararının 01.02.2021 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, Bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının durma kararı nedeniyle geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.