II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 18.10.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2014 tarihli ve 2014/4622 Soruşturma, 2014/24 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş
yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, mercii ve itiraz süresinin doğru şekilde gösterildiği, kararın şüpheliye 30.12.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenilmeksizin tedbirin infazı için 16.12.2014 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 26.12.2014 tarihli ve 2014/6710 DS sayılı çağrı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 26.01.2015 tarihinde Uyulması Gereken Kurallar Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastaneye başvurmaması üzerine uyarılmasına karar verildiği, uyarılmasından sonra müdürlüğe başvurduğu, 26.03.2015 tarihinde yeniden hastaneye sevkedildiği, hastanenin 22.04.2015 tarihli raporunda tedavi programına uygun davrandığının belirtildiği, tedavinin bitiminden sonra müdürlüğe başvurmadığı gerekçesiyle 16.10.2015 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verildiği,
C. Yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2015 tarihli ve 2014/4622 Soruşturma, 2015/1444 Esas, 2015/1423 sayılı iddianamesi ile Polatlı 1.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. Yapılan yargılama sonucunda, Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/923 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim altında bulundurulmasına karar verildiği, kararın 27.01.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
E. Sanığın denetim süresi içerisinde 30.07.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.03.2021 tarihli ve 2020/488 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
F. Dosya kapsamına göre;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenilmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilerek infaz işlemlerine başlanmış ise de, çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurduğu tarihte erteleme kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu, şüphelinin uyarılmasından sonra müdürlüğe başvurduğu ve hastaneye sevki sonrasında hastanedeki kontrol randevularına giderek tedavi sürecini tamamladığı, tedavinin bitiminden sonra müdürlüğe başvurmadığı gerekçesiyle şüpheliye bu konuda yeniden bir tebligat yapılmaksızın dosyanın kapatılmasına karar verildiği,
Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre;
6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaz işlemlerine başlanılmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği,
Somut olayda; şüphelinin uyarılmasından sonra müdürlüğe başvurarak tedavi yükümlülüğünü yerine getirdiği, tedavinin tamamlanmasından sonra müdürlüğe başvurmayarak yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması karşısında; tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği
anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazına devam edilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.