Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/16530 · K. 2025/1800
10. Ceza Dairesi 2023/16530 E. , 2025/1800 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/546 E., 2022/293 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, 01.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve 2023/10577 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93533 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93533 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/11/2020 tarihli ve 2020/4220 esas, 2020/6418 karar sayılı ilâmında yer alana, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, yaşı küçük sanığın CMK’nın 150. maddesi uyarınca atanmış olan müdafiine tebliğ edilmemesi nedeniyle, karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleştiğinden söz edilemez. Dolayısıyla bu usulsüzlüğü ortadan kaldırmak için, sanık müdafiine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın, yükümlülüklere uymama eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirmesi nedeniyle kovuşturma şartlarının oluşmadığı anlaşılmış olup, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı olduğundan..." şeklinde yer alan açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi kapsamında "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/05/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar 11/06/2018 tarihinde mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, anılan kararın zorunlu müdafiye tebliğ edilmeyip usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği, dolayısıyla bahse konu kararın zorunlu müdafiye tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı tanınmadan suça sürüklenen çocuk hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi 01/09/2020 eylemin ihlal mahiyetinde de olmadığı, bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 1-Birleşen 27/09/2020 tarihli eyleme ilişkin Acıpayam 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/177 esas, 2021/240 sayılı kararı ile ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 43. maddesi uyarınca herhangi bir karar verilmemesi, 2-Denizli Adli Emanetin 2020/3300 sırasında kayıtlı alüminyum folyo parçası, 1 adet enjektörün imhası yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.