Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2023/16535 · K. 2023/19868
9. Hukuk Dairesi 2023/16535 E. , 2023/19868 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1030 E., 2023/1060 K. DAVA TARİHİ : 15.06.2021 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/192 E., 2023/42 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.12.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat Selçuk Geçendilber ile davalı vekili Avukat Dilşad Seher Kabacaoğlu geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.01.2012-31.12.2014 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile davalı Şirkette genel müdür pozisyonunda çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça 06.11.2012 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle iş sözleşmesinden doğan alacakların uzlaşma yoluyla ikale sözleşmesi imzalanarak çözüldüğünü, uzlaşma protokolüne göre davacının hak ettiği tazminat hesabının brüt 800.000,00 euro olarak belirlendiğini, ilgili maddede yasal kesintiler yapıldıktan sonra net tutarın ödeneceğinin belirtildiğini, 30.01.2013 tarihindeki euro döviz kuru baz alınarak brüt 1.881.427,66 TL üzerinden TL'ye çevrildiğini, hatalı olarak gelir vergisi kesilerek davacıya 31.01.2013 tarihinde ödendiğini, 800.000,00 eurodan 276.338,00 euroya tekabül eden kısmının 661.000,00 TL olarak vergi dairesine ödendiğini, bu kesintinin hatalı olduğu belirtilerek vergi dairesinden iade talep edildiğini, vergi dairesi tarafından 6,5 yıl sonra 81.000,00 euro (621.000,00 TL) olarak iade alındığını, vergi ödemelerinin yapıldığı tarih ile hatalı vergilendirmenin iadesi arasında tutarın döviz kuru nedeniyle değer kaybettiğini, davalının kusuru nedeniyle bu kaybın yaşandığını, davalı Şirketin davacının mükellef olmamasına rağmen gelir vergisi kesintisi yaptığını, ilgili kanuna göre tazminatların gelir vergisinden muaf olduğunu, bu bağlamda davalı Şirketin ödemeyi eksik yaptığının sabit olduğunu, iade sürecinde davalı Şirketin vergi dairesine gerekli bilgileri vermediğini, bu nedenlerle işlemlerin 1 yıl uzadığını, kur farkı sebebiyle davacının 81.000,00 euro iade alabildiğini, davacının zararının yaklaşık 195.000,00 TL olduğunu belirterek bu zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.