Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/16535 · K. 2025/1097
10. Ceza Dairesi 2023/16535 E. , 2025/1097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/29 E., 2017/719 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, istinaf edilmeksizin 28.09.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/9508 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92443 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92443 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında 09/09/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03/11/2014 tarihli ve 2014/81628 soruşturma, 2014/1472 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin erteleme kararından sonra 23/03/2015 tarihinde aynı nev’iden suçu tekrar işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, soruşturma evresinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde şüpheliye tebliğ edilmediği gerekçesi ile infaz işleminin yapılması için dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine dair İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2015 tarihli ve 2015/441 esas, 2015/598 sayılı kararının verildiği, Sanık hakkında 07/04/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2015 tarihli ve 2015/574 esas, 2015/738 sayılı kararının Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/02/2022 tarihli ve 2019/7000 esas, 2022/1867 karar sayılı ilâmı ile “…09/09/2014 tarihli suç bakımından ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz mercii ve süresinin gösterilmemesi ve tebliğinin usûlsüz olması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve infaz işleminin yapılması için dosyanın Mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığı’na iadesine karar verildiği anlaşılmakla, işbu suç tarihinden önce sanık hakkında verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı infazı için Cumhuriyet Başsavcılığı’na iade olunduğundan ve işbu suç kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olarak nitelendirildiğinden, 09/09/2014 tarihli suça yönelik kovuşturma devam ediyorsa, verilecek hüküm inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, her iki suça ilişkin davaların birleştirilmesi… BOZULMASINA…” şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verildiği, Adı geçen sanığın bu kez inceleme konusu 27/11/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06/01/2017 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2017 tarihli ve 2017/29 esas, 2017/719 sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi gereğince erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiğinin anlaşıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Somut olayda, şüpheli hakkında 19/11/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi gereğince yürütülen soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03/11/2014 tarihli ve 2014/81628 soruşturma, 2014/1472 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve sanık hakkında 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresinde yeniden aynı neviden bir suç işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun tebliğ edilmediğinden infaz işleminin yapılması için dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine dair İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2015 tarihli ve 2015/441 esas, 2015/598 sayılı kararının verildiği, ayrıca yasa yolu ve merciinin gösterilmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2022 tarihli ve 2022/298 esas, 2022/718 sayılı durma kararının verilmiş olduğu, inceleme konusu dosyadaki suç tarihinin ise anılan İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2015 tarihli kararından sonra 27/11/2016 tarihi olduğu nazara alındığında, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.