II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık ... ve müdafilerinin temyiz istemi
Müvekkilin üzerine atılı suçu işlemediğine, müvekkilden ele geçirilen dijital metaryellerdeki bilirkişi incelemesinde sunulan raporlarda da herhangi bir terör örgütüne iye olmasına ilişkin bir delil olmadığına, ele geçirilen dijital metaryallerin bilirkişi raporunun yorumunda hukuki yanılgıya düşüldüğüne, müvekkilin hukuk fakültesi mezunu olup; Mısır ülkesinde iktidarın askeri darbe ile devrilmesi sonucunda siyasi yasaklı gibi addedildiğine, belli kişilerle birlikte hedef haline geldiğine, Mısır'da bu kadar iyi bir eğitim alan müvekkilin Libya'da bir silahlı fotoğraf çektirmesinin onun tek başına terör örgütüne üye olması için yeterli delil olmadığına,
Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 24.04.2019 tarihli tutanağında müvekkil ve diğer sanık hakkında El Kaide üyeleriyle ile bağlantılı oldukları iddia edildiğine, 03.05.2019 tarihli fezlekede suçun nevi şüphelilerin El Kaide içerisinde faaliyet yürütmek iddiası ile oluşturulduğuna, yine iddianamede şüpheliler hakkında El Kaide üyesi olması yönünden cezalandırılmasının istenildiğine, sanıklar hakkında dosyadaki bilgi ve belgelerde DAEŞ/İŞİD üyeliğine dair hiçbir bilgi geçmediğine, "bu iki örgüt zaten birbirine benzer burada bariz bir hukuka aykırılık yok" diye düşünülemeyeceğine, çünkü her yapının, her örgütün kendine has özellikleri, yapısı, sistematiği, düşüncesi ve faaliyet alanları olduğuna, bu şekilde bir hükmün daha baştan sakat olduğuna, ev arama tutanağının usule aykırı olduğuna, arama sırasında iki kişinin hazır bulundurulmadığına, Bahsedilen Word dosyasını incelendiğinde bomba yapımının ''Kassam Tugayları'' klasörünün içinde bulunduğna, yani bu belgenin Kassam Tugaylarına ait olan bir belge niteliğinde olduğuna, Kassam Tugaylarının Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi haber kaynağı olan Anadolu Ajansını ve diğer resmi kaynakları incelendiğinde resmi adıyla ''İslami Direniş Hareketi'' olan Filistindeki yasal bir siyasi parti olan HAMAS'ın silahlı kanadı olduğuna, müvekkilin bu bilgileri okumak tartışmak amacıyla bulundurduğuna, diğer sanık ...'i ünlü bir kişi olması nedeniyle tanıdığına ancak onun kendisini tanımadığına, müvekkilin savunmalarının çelişkili olmadığına, ses kayıtlarında müvekkilin örgütü kötülediğine, bu konuşmalardan görüleceği üzere müvekkilin terör gruplarına, bu fikriyattaki insanlara tamamen karşı olduğuna, ele geçirilen pasaportların usule aykırı arama sonucu ele geçirildiğine, mahkeme başkanının üye hakimlerin görüşünü almadan kendisinin gözlem yaptığına, dolayısıyla heyetçe inceleme yapılmadığına, somut olayda düzenleme ya da kullanma durumunun olmadığına, dosyadaki tanık ve sanık ifadeleri ile tüm belgeler incelediğinde Atef Shahat'ın, "... Alghozlany adına düzenlenmiş "A21075856" seri numaralı Mısır pasaportunu sahte olarak düzenlendiğine, kullandığına, değiştirdiğine dair hiçbir somut bir belge ve bilgi olmadığına, ayrıca ifadelerden anlaşılacağı üzere bu kişinin Sudan'da yaşadığına, Atef Shahat'ın bu kişi ile bir irtibatının olduğuna dair bir bilgi olmadığına, mezkûr pasaportun, işyerinden getirilen kolilerdeki derneğe ait belgelerden olduğunun anlaşıldığına, Atef Shahat Abdelaal Elgendy adına düzenlenmiş "A12127429" seri numaralı Mısır pasaportunu alabilmek için 2000 dolar para ödediğine, bu pasaportun resmi olduğunu bildiğine, sahte olduğuna dair bir bilgisi olmadığına, müvekkilin bu pasaportun sahte olup olmadığını bu konuda bilgisi olan uzman kişilere sordurduğuna, onların da bu pasaportun sahte olmadığını ifade ettiklerine, bu hususa ilişkin müvekkilin dinletmek istediği tanık Ahmet Rüşdi'nin dinlenmediğine, müvekkilin bu kişiye pasaportun gerçek olduğunu teyit ettirdiğine, bunun akabinde de İstanbul İl Göç İdaresine ikamet başvurusunda bulunduğuna, müvekkilin elinde kullanabildiği Ahmet Rafaata ait gerçek bir pasaport var iken kendisini riske atarak sahte bir pasaportu kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, Ahmet Rafaat'a ait gerçek pasaportun müvekkilin ev aramasında bulunduğuna, müvekkilin sahteliğini bilmediği bir belgeyi, pasaportu resmi kuruma ibraz ettiği halde herhangi bir sahtelik tespiti olmadığına, "Fıras Charıf adına düzenlenmiş "F763002 (R763002)" seri numaralı Tunus pasaportu ve Razan Charıf adına düzenlenmiş "F365469" seri numaralı Tunus pasaportunun Libyadaki arkadaşı Ahmet Rafaat tarafından Atef Shahat ve eşi adına gönderildiğine, bu pasaportların Atef Shahat'ın isteği üzerine değil Ahmet Rafaatın kendi orjinal pasaportunu geri istemesi üzerine kendisinin Libyadan göndermesi ile getirildiğine, Atef Shahat'ın bunları düzenlendiğine ve kullandığına dair dosyada hiçbir soyut veya somut bir bilgi ve belge olmadığına, eşi adına düzenlenmiş pasaporttan müvekkilin cezalandırılamayacağına, müvekkilin eşi adına düzenlenmiş pasaportu kullanamayacağına, hiçbir şekilde kullanılmamış bu pasaportlar yönünden müvekkil hakkında verilen tecziye kararının hukuka aykırı olduğuna, Atef Shahat hakkında 30.04.2018 ile 30.04.2019 arasında yapılan telefon ve mesajlaşmaların HTS dökümü incelendiğinde yüzlerce numara arasından 67 numaranın değerlendirme raporuna konulduğuna, bu 67 kişi hakkında da tek tek yapılan değerlendirmede sadece 10 kişi hakkında "şahsın çatışma bölgeleriyle irtibatlı faaliyet gösteren şahıslarla iltisaklı olabileceği" tespiti yapıldığına, sadece 1 kişi hakkında terör örgütü üyeliği iddiası ile hakkında işlem yapıldığına, o kişi hakkında da 07.11.2019 tarihinde müvekkil gözaltına alındıktan tam 6 ay sonra işlem yapıldığına, bu kişi hakkında bir hüküm verildiğine dair bir bilgi de olmadığına, dolayısıyla örgüt mensuplarıyla görüşmenin bile mahkumiyet için yeterli olmayacağı düşünüldüğünde mezkur durumun sanığın daha da lehine bir durum olduğuna, tanık beyanlarının sanığın lehine olduğuna, sanığın terör örgütlerine karşı çalışmalarının olduğunu beyan ettiklerine, Mısır'da demokratik seçimlere iştirak ettiğine, Mursi ile çalışmalar yürüttüğüne, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına,
Hiçbir terör örgütüyle bağlantısının olmadığına, burada çiftçilik yaptığına, ... Grup adında bir şirkette çalıştığına, teröristlerle hiçbir alakasının olmadığına, sahte kimlik kullanmadığına, demokratik hayatın kurallarına inandığına ve sair hususlara ilişkindir.
B.Sanık ... müdafinin temyiz istemi
İddia makamı tarafından yargılamaya konu iddianamede müvekkil hakkında El Kaide terör örgütüne üyelik isnadında bulunulduğuna ancak yargılama esnasında verilen esas hakkındaki mütalaada ise Daeş terör örgütüne üyelik isnadında bulunulduğuna, iddianame ve mütalaaya konu terör örgütleri birbirinden farklı olup amaç ve faaliyetlerinin de birbiriyle örtüşmediğine, iddia makamı tarafından hangi somut delil ile terör örgütünün farklılaştırıldığı açıklanmaksızın beyanda bulunulmasının müvekkil hakkındaki isnadın herhangi bir somut dayanağı olmaksızın ileri sürüldüğünü açıkça ortaya koyduğuna, müvekkil hakkındaki yargılamaya konu soruşturmanın Amerikan istihbarat makamları tarafından ülkemiz yetkili mercilerine paylaşılan istihbari bilgi ile başladığına, Amerikan istihbaratının da ülkemizin istihbarat paylaşımlarına itibar etmediği Mısır devletine ait istihbaratına dayandığına, müvekkilin Mısır’da gerçekleşen askeri darbe öncesinde üst düzey siyaset yapan ve darbenin yapıldığı Cumhurbaşkanı Mursi ile birlikte çalışan ekipten olduğuna, darbe sonrası müvekkil ve birçok siyasetçi hakkında idam kararları verilmesi üzerine müvekkilin ülkemize sığınmak zorunda kaldığına, ülkesinde Mursi destekçisi olması nedeniyle barınamayan müvekkilin, siyasi ve sosyal faaliyetlerine Türk otoritelerinin bilgisi dahilinde ülkemizde devam ettiğine, Türkçe dahi bilmeyen müvekkilin siyasi kimliği nedeniyle Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğuna, güvenlik soruşturması yapılarak Türk vatandaşlığına alınan müvekkilin soruşturmaya konu Mısır devleti menşeli Amerikan istihbaratına kadar ülkemizde herhangi bir kamu düzenini tehdit eder eylemde bulunmadığına, güvenlik güçleri tarafından söz konusu istihbarata kadar müvekkilin herhangi bir eyleminin tespit edilmediğine, müvekkile ait dijital materyallerde çok sayıda kişinin ikamet izin belgelerine ve pasaportlarına ve çatışma bölgelerine ait fotoğraflara rastlanmasının örgüte yardıma gerekçe olarak gösterilmesinin kabul edilemez olduğuna, siyasi saiklerle hakkında verilen idam kararı sonrası ülkemize sığınan ve sonrasında en üst düzey makamlarca vatandaşlığa alınan müvekkilin ülkemizde darbe karşıtı Mısırlılar tarafından çokça tanınan meşhur bir şahsiyet olduğuna, müvekkilin birçok ulusal ve uluslararası tv kanalında yayına davet edilen bir kişilik olduğuna, müvekkilin kendi gibi siyasi saiklerle Türkiye’ye gelen Mısırlılar’a insani destek vermek amacıyla Türkiye’de kurulan Nil İnsani Yardım Derneği’nin kuruluşunda ve faaliyetlerinde aktif olarak görev aldığına, bu derneğin insani yardım faaliyetleri yürüttüğünden siyasi saiklerle Türkiye’de bulunan İhvan destekçilerine insani ikamet izni alma hususunda da yardımda bulunduğuna, Derneğin başkanı ...’nin yeğeni Ahmed Elgzhlany olduğuna, müvekkil ve faaliyet gösterdiği derneğin iddia edildiği gibi El Kaide örgütü mensuplarının değil Mısır’dan Türkiye’ye sığınan siyasi muhaliflerin ikamet izni işlemlerini takip ettiğine, bu faaliyetleri de illegal olarak değil dernek tüzüğü gereği yaptığına, ayrıca ikamet listesi olduğu aşikâr olan ve şüpheliye sorulan listede adı geçen kişilerin hiç birisinin tahdit ve YTS (yabancı terörist savaşçı) kaydı olmamasının da söz konusu iddianın gayrı muteber olduğunu doğruladığına, dosyada dinlenen tanık beyanları da müvekkilin Mısır’dan Türkiye’ye sığınan siyasi muhaliflerin ikamet izni işlemlerini devlet görevlilerince kendisine verilen görev kapsamında takip ettiğini, dijital materyallerinde ele geçirilen ikamet izin belgeleri ile pasaport suretlerinin bu kapsamda kendisinde olduğunu açıkça ortaya koyduğuna, gerekçeli kararda çatışma bölgelerine ait olduğu iddia edilen bir kısım fotoğraflardan bahsedildiğine, bu fotoğrafların incelendiği belgelerde ilgili fotoğrafların internette gezinmek suretiyle telefonda iz bırakan cinsten olduğunun da tespit edildiğine, Yine bu fotoğrafların incelenmesinde hepsinin basın yayın organlarından olduğu anlaşılan haber fotoğrafları olduğunun anlaşıldığına, zira her fotoğrafta alt yazı ve basın kurumunun amblemi bulunduğuna, müvekkil gibi ülkesinde üst düzeyde siyaset yapmış kişilerin komşu coğrafyaya dair bir kısım haberleri takip etmesinin habere konu terör örgütleri ile irtibatlandırılmasını sağlamayacağının izahtan vareste olduğuna, müvekkilin dijital materyallerinden ele geçirilen konuşma içeriklerinde terör örgütü ile bağının olmadığı ve yardım etmediğinin açıkça anlaşıldığına, örneğin; sanığın cep telefonu yazışmalarından tercüme edilen bir konuşmada, "Tüm cihadi hareketlerin formatlanması gerektiği" yönündeki mesaja "%100 doğru" şeklinde cevap verdiğinin ifade edildiğine, bu yazışmanın dahi sanığın El Kaide ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin faaliyetlerini benimsemediği, bu örgütleri eleştirdiği ve bu örgütlere mensup olamayacağını kesin olarak gösterdiğine, yine aynı raporda bir şahsın, Suriye'ye gidip yaralanan bir kişinin Türkiye'de tedavisi ile ilgili sanıktan yardım talep ettiğini ancak sanığın bu yardım talebini münasip bir lisan ile geri çevirdiğinin görüldüğüne, Mısır, Suriye ve Sudan gibi insan hakları ihlallerinin yaşandığı ülkelerde yaşayan insanların huzurlu bir hayat yaşaması için elinden geleni yapmaya çalışan müvekkilin, yardım edeceği kişilerde aradığı en önemli ölçütün "terör örgütü" ile bağlantısının olmaması olduğuna, nitekim konuşma kayıtlarında geçen "eğer zararlı bir şeyi varsa dosyasını uzaklaştıralım" ifadesinin de bunun en büyük kanıtı olduğuna, konuşma kayıtlarından da anlaşılacağı üzere yeterince ... olmadıkları kişiler için dahi temkinli davranıp, "Türkiye tarafıyla sorun yaşamak istemiyoruz" diyerek terör örgütleri ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kişilerin Türkiye'ye gelmesine izin vermediğine, müvekkilin sosyal medya paylaşımlarının terör örgütü ile irtibatının olmadığını, örgüte yardımının olmadığını ve kendisinin bir demokrasi yanlısı kişiliğe sahip olduğunu gösterdiğine, diğer sanıktan ele geçirilen belgeler arasında ...’yle irtibatlı olabilecek bir kısım belge olmasının sanıklar arasında irtibata dair delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, müvekkil ile diğer sanık arasındaki telefon görüşmelerinin hiçbir şekilde suç unsuru taşımadığına, müvekkilin faaliyet gösterdiği dernek ile diğer sanığın ortağı olduğu şirketin aynı taşınmazda farklı tarihlerde kiracı olarak bulunduğuna, müvekkilin faaliyette bulunduğu dernek ilgili taşınmazı tahliye ettiği esnada bir kısım belgelerin taşınmazda unutulduğuna, bu şekilde bir kısım belgelerin diğer sanığın ortağı olduğu şirkette ele geçtiğine, müvekkilin kaybolan kimlik belgesinin de bu şekilde diğer sanığın uhdesine geçmesinin ihtimal dahilinde olduğuna, bu sebeple diğer sanık ile müvekkil arasında bir irtibat kurulmasının imkân dahilinde olmadığına, ilk celsede dinlenen tanık beyanları ve dosyada mübrez yazılı delillerden anlaşıldığı üzere müvekkilin faaliyette bulunduğu Haklar ve Özgürlükler Dünya Derneği'nin “... Mahallesi Toros Caddesi No :1 Ofis 15 Başakşehir İstanbul” adresinde yerleşikken taşındığına ve ardından diğer sanığa ait ... Grup Danışmanlık Sanayi ve Ticari Limited Şirketi'nin aynı adreste faaliyette bulunmaya başladığına, diğer sanığın ortağı olduğu bu şirkete dair İTO kayıtlarının da dosyada mübrez olduğuna, tüm bu vakıanın taşınma esnasında müvekkile ait bir kısım belgelerin diğer sanığın uhdesine geçmesini açıkladığına, müvekkilin Mısır ülkesinde tanınan ve bilinen bir siyasi şahsiyet olduğuna, Türkiye’ye benzer amaçlarla gelen tüm kişilerin müvekkili bulmakta ve yardım talebinde bulunduklarına, müvekkilin de Türk devlet makamlarının kendisine verdiği görev ve irtibat ile bu kişilere yardım ettiklerine, yine müvekkilin birçok siyasi organizasyonda bulunduğuna ve herkesçe bu organizasyonlar için kendisi ile irtibat kurulduğuna, tüm bu durumlar birlikte değerlendirildiğinde diğer sanıkla müvekkilin az sayıda irtibat kurmasının hayatın olağan akışına uygun olduğuna, bu görüşmelerin örgüte yardım kapsamında olduğunu gösterir herhangi bir delil bulunmadığına, müvekkil ile diğer sanık tarafından ortak olarak görüşme yapılan kişilerin hiçbirisi hakkında terör örgütü üyeliğinden işlem yapılmadığının dosyadaki deliller bakımından sabit olduğuna, istihbari delil dışında müvekkil aleyhine herhangi bir delilin ortada olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.