II.GEREKÇE
Katılan BBDK vekilinin temyiz istemini sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmü ile sınırlandırdığı tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanık ...'nın suç tarihinde ... Akbank ticari şubesinin müdürü olduğu, mağdur ...'in bilgisi ve rızası dışında ...'in yetkilisi olduğu ... Deri Ayakkabı ve Yan Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti adına kredi başvurusu yaparak 13.06.2007 ve 27.07.2007 tarihleri arasında 434.000,00 TL kredi tahsisi sağlandığı, şube yetkisi dahilinde hazırlanan kredi tekliflerinin aynı gün sanık ... tarafından onaylandığı, bu suretle 13.06.2007 tarihinde firma adına 350.000,00 TL işlek kredi kullandırılarak bu miktarın sanık ...’ün yeğeni olan sanık ...'ın hesaplarına 175.000,00'er TL'lik 2 adet EFT ile gönderilmesine dair müşteki imzası taklit edilerek fax talimatı verildiği, 15.06.2007 tarihinde şube müdürü sanık ... tarafından onaylanan yeni bir kredi teklifiyle ... firması adına kullandırılan kredinin 40.000,00 TL'sinin sanık ...'ın .... Yapı Kredi Bankası şubesindeki hesabına EFT ile gönderilmesine dair müşteki imzası taklit edilerek fax talimatı verildiği, 25.06.2007 tarihinde şirketin kredisi 450.000,00 TL’ye yükseltilerek aynı gün ... firması adına gönderilen fax talimatına istinaden 40.000,00 TL kredi kullandırıldığı ve 30.000 USD’ye çevrilerek sanık ...’ya nakden ödendiği, firma hesabından 27.07.2007 tarihinde 4.000,00 TL'nin alınan fax talimatı ile tanık Ş.K'nin Katılım Finansbank Karaköy şubesindeki hesabına transfer edildikten sonra bu paranın da tanık tarafından sanık ...’e teslim edildiği, olay tarihindeki şube işleyişine göre 450.000,00 TL’ye kadar olan kredi tekliflerinin herhangi bir kredi komite kararı olmaksızın şube müdürü ... onayı ile işlerlik kazanabildiği, bu amaçla ... Deri firmasının kredisinin şube yetkisini aşmaması için birçok defa limitleriyle oynandığı, söz konusu firmanın müdür ... tarafından özel olarak takip edildiği, kredilendirme sürecinde evrak takibinin de sanık tarafından yapıldığı, firma yetkililerine ulaşılmak istendiğinde iletişimin dahi ... tarafından sağlandığı, yapılan incelemede firmanın iletişim telefonu olarak ... tarafından banka sistemine girilen telefon numarasının diğer sanık ...’e ait olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine takip hesaplarına aktarılmasının ardından ilgili firmaya ihtarname çekilmeden 6 gün önce firma adresinin yine sanık ... tarafından değiştirildiği, ... Deri firması adına düzenlenmiş genel kredi taahhütnamesi, ticari hizmetler sözleşmesi, fax talimatları ve krediye teminat olarak alınan senetlerin arkalarında firma kaşesi üzerinde sahte olarak şirket müdürü müşteki ...
adına atılı ve aldatma niteliğine haiz sahte imzalar atılmak suretiyle oluşturulan kredi sözleşmeleriyle 434.000,00 TL banka zararına neden olunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet, özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... bozma öncesi savunmasında, olay tarihinde Akbank .... Ticari Şube'de müdür olarak görev yaptığını, ... Deri isimli firmaya 450.000,00 TL'lik kredi kullandırdıklarını, kendisine gelen evraklar üzerinde tüm prosedürlerin uygulanmış olduğunu ve yasalara uygun olarak kredi kullandırıldığını, imzaları şirketi ofisinde aldığını, imzaların çıplak gözle dahi farkedilmeyeceğini, sonradan imzaların sahte olduğunun ortaya çıktığını, imzaların sahte olduğunu kesinlikle bilmediğini beyan etmiş, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ederek, beraatine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Sanık ... bozma öncesi savunmasında, ... isimli firmada ihracat müdürü ve finans danışmanı olarak görev yaptığını, sanık ...'ın yeğeni olduğunu, ... isimli birini tanımadığını, ... isimli firma kredi alırken ...'yı bir kere gördüğünü, ... Deri şirketinin adını eniştesi olan ... ...'ndan duyduğunu beyan etmiş, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ederek beraatine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Sanık ... bozma öncesi savunmasında, ... ...'nun üvey babası olduğunu, ölmeden önce kendisinden hesap numaraları istediğini, kendisine para yatırılacağını, kendisinin de bu hesaplardan paraları çekip alacağını söylediğini, bir defa Bayrampaşa, bir kere de Taksim şubesinden iki kez aynı gün içinde para çektiklerini, paranın tamamını kendisinin aldığını, ...'ün dayısı olduğunu diğer sanıkları ise tanımadığını beyan etmiş, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ederek, beraatine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Sanık ... bozma öncesi savunmasında, suç tarihlerinde araba alım-satım aracılık işleri yaptığını, ... ... isimli şahısla bu nedenle tanıştıklarını, ... aracılığıyla sanık ...'le tanıştıklarını, araba alım satımına aracılık yaptığı için kendisi adına bankaya para yatırıldığı olduğunu, kendisinin de çekip bunları araba sahiplerine teslim ettiğini, herhangi bir kredi usulsüzlüğüne dair bilgisi olmadığını, ... ve ... isimli şahısları tanımadığını, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ederek, beraatine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Müşteki ..., şirketleri adına kendi imzaları kullanılarak 440.000,00 TL tutarında kredi çekildiğini sonradan öğrendiğini, hayatında Çorlu'ya hiç gitmediğini, şirketi adına kredi çeken şahıslardan şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.
19.10.2010 tarihli ve 36/21 sayılı Akbank Teftiş Kurulu Raporu, 30.06.2011 tarihli BDDK raporu ve 05.02.2014 tarihli bilirkişi kurulu raporları dosya içerisinde bulunmaktadır.
İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 10.05.2010 tarihli ekspertiz raporuna göre ... Deri Ayakkabı Ltd. Şti. adına düzenlenmiş 13.06.2007 tarihli genel kredi taahhütnamesinin 3. ve 25. sayfalarındaki, aynı firma adına düzenlenmiş ticari hizmetler sözleşmesinin 40. sayfasındaki firma
kaşe basım izleri üzerinde "..." adına atılı bulunan imzaların kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden ...'e ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, sanık ...'nın suç tarihinde Çorlu Akbank Ticari Şubesinin müdürü olduğu, mağdur ...'in bilgisi ve rızası dışında ...'in yetkilisi olduğu ... Deri Ayakkabı ve Yan Ürünleri San. ve Tic. Ltd.Şti adına kredi başvurusu yaparak 13.06.2007 ve 27.07.2007 tarihleri arasında 434.000,00 TL kredi tahsisi sağlandığı, şube yetkisi dahilinde hazırlanan kredi tekliflerinin aynı gün sanık ... tarafından onaylandığı, bu suretle 13.06.2007 tarihinde firma adına 350.000,00 TL işlek kredi kullandırılarak bu miktarın sanık ...’ün yeğeni sanık ...'ın hesaplarına 175.000,00'er TL'lik 2 adet EFT ile gönderilmesine dair müşteki imzası taklit edilerek fax talimatı verildiği, 15.06.2007 tarihinde şube müdürü sanık ... tarafından onaylanan yeni bir kredi teklifiyle ... firması adına kullandırılan kredinin 40.000,00 TL'sinin sanık ...'ın Küçükpazar Yapı Kredi Bankası şubesindeki hesabına EFT ile gönderilmesine dair müşteki imzası taklit edilerek fax talimatı verildiği, 25.06.2007 tarihinde şirketin kredisi 450.000,00 TL’ye yükseltilerek aynı gün ... firması adına gönderilen fax talimatına istinaden 40.000,00 TL kredi kullandırıldığı ve 30.000 USD’ye çevrilerek sanık ...’ya nakden ödendiği, firma hesabından 27.07.2007 tarihinde 4.000,00 TL'nin alınan fax talimatı ile tanık Ş.K'nin Katılım Finansbank Karaköy şubesindeki hesabına transfer edildikten sonra bu paranın da tanık tarafından sanık ...’e teslim edildiği, olay tarihindeki şube işleyişine göre 450.000,00 TL’ye kadar olan kredi tekliflerinin herhangi bir kredi komite kararı olmaksızın şube müdürü ... onayı ile işlerlik kazanabildiği bu amaçla ... Deri firmasının kredisinin şube yetkisini aşmaması için birçok defa limitleriyle oynandığı, söz konusu firmanın müdür ... tarafından özel olarak takip edildiği, kredilendirme sürecinde evrak takibinin de sanık tarafından yapıldığı, firmanın iletişim telefonu olarak ... tarafından banka sistemine girilen telefon numarasının diğer sanık ...’e ait olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine takip hesaplarına aktarılmasının ardından ilgili firmaya ihtarname çekilmeden 6 gün önce firma adresinin yine sanık ... tarafından değiştirildiği, mali verilerine göre söz konusu krediyi ödeme gücü bulunmayan firmanın vergi matrahı verilerinde tahrifat yapılarak vergi matrahının yüksek gösterilmesi suretiyle mali durumunun gizlendiği, .... Deri firması adına düzenlenmiş genel kredi taahhütnamesi, ticari hizmetler sözleşmesi, fax talimatları ve krediye teminat olarak alınan senetlerin arkalarında firma kaşesi üzerinde sahte olarak şirket müdürü mağdur ... adına atılı imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşılmakla suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından,katılan BDDK vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkemenin 31.03.2016 tarihli kararıyla hükmedilen ve aleyhe temyiz olmaması nedeniyle kazanılmış hak oluşturan cezanın 5 yıl 10 ay hapis ve 16.660,00 TL adlî para cezası olması ve 1412 sayılı Kanun'un 326 /son maddesi gereğince infazın bu
cezalar üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği, aksi halde "aleyhe değiştirmeme" kuralı uyarınca ve kanun gereği sanıklara bir kez tanınan atıfete bir yenisinin eklenmesi suretiyle eşitlik, hak ve adalet ilkesinin zedelenmesine neden olunacağı gözetilmeden, bozma sonrası kurulan hükümlerde infazın 5 yıl 6 ay hapis ve 6.660,00 TL üzerinden yapılmasına hükmedilmesi,
2.Sanık ...'nın tek eyleminin 25.06.2007 tarihli 40.000,00 TL tutarlı işlem olmasına rağmen atılı suçu birden fazla işlediğinden bahisle cezasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43.maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
3.Hükmün (F) bendindeki yargılama giderlerine ilişkin bölümde, 29.646,54 TL olan nispi harcın bozma ilamı doğrultusunda sanıklardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verildikten sonra, devam eden fıkrada nispi harçla ilgili tekrar hüküm kurularak, bu defa 29.646,54 TL olan nispi harcın tamamının sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi,
4.Kazanılmış hak gereği cezaların infazına karar verilirken uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326 /son maddesi olarak gösterilmesi gerekirken uygulama yeri olmayan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 307/4.maddesi olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.