İçtihatYargıtay3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2023/17068 · K. 2024/7695
- Esas No
- 2023/17068
- Karar No
- 2024/7695
- Karar Tarihi
- 10.06.2024
Karar Metni
3. Ceza Dairesi 2023/17068 E. , 2024/7695 K.
"İçtihat Metni"
SAYISI : 2022/132 E., 2022/456 K.
SUÇ : Anayasayı ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanıklar müdafileri,
Katılan ... vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Ceza Genel Kurulunun 2020/14-115Esas 2021/412 sayılı kararında belirtildiği üzere; sanıklar ve müdafilerinin yüzüne karşı tefhim olunan hükümlerde 5271 sayılı CMK’nın 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğine değinilmediği anlaşıldığından, sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin, temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün geçtikten sonra sunduğu temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçelerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK'nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2016/53 Esas, 2017/105 sayılı kararı ile sanıklar hakkında cebir ve şiddet kullanarak Anayasa'yı ihlal suçundan; TCK'nın 309 ncu maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nın 53 ncü maddesi ve 58 nci maddesinin 9 ncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2018/342 Esas, 2018/685 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafileri ve katılan vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.11.2019 tarihli ve 2018/4797 Esas, 2019/7819 sayılı kararı ile özetle;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulularak mahkemece takdir edileceği, geçmişte haklarında herhangi bir suç kaydı bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışları da tespit edilemeyen sanıkların; ülke genelinde darbeye teşebbüs eyleminin icrai hareketlerinin devam ettiği, darbe teşebbüsünün başarılı olup olamayacağının belirsiz olduğu sırada, sanık ...’in, halkın darbecilere karşı direnç göstermesi üzerine, darbeye karşı çıkan vatandaşlara herhangi bir zarar vermeden izleyeceği yol hakkında Mekanize Piyade Tabur komutan vekili binbaşı ...'yu telefonla arayarak görüşüne başvurduğu ve tavsiyeye uygun şekilde güvenlik güçlerine direnmeksizin teslim olarak, sanık ...’ın; darbeye teşebbüs eden Yarbay ...’ın direnen halka tank topuyla halka ateş etmesi yönündeki emrine uymayarak, astlarına hiçbir şekilde ateş etmemeleri ve kışlaya dönmeleri yönünde emir ve talimat vermesi, aynı şekilde sanık ...’nun herhangi bir kimseye zarar vermeden güvenlik güçlerine teslim olması nazara alındığında, sanıkların eylem sırasındaki davranışları ve pişmanlıkları nedeniyle takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, dosya kapsamı ile uyumlu bulunmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi," gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir.
4. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2020/122 Esas, 2020/353 sayılı kararı ile sanıklar hakkında; Anayasa'yı ihlale yardım etme suçundan, TCK'nın 309 ncu maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nın 39 uncu maddesinin 2-c maddesi delaletiyle 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 ncü maddesi, 58 nci maddesinin 9 ncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiştir.
5.Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2022 tarihli ve 2021/7776 Esas, 2022/122 sayılı kararı ile özetle;
''Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.11.2019 tarih ve 2018/4797 Esas 2019/7819 sayılı ilamının sanıklarla ilgili bozmaya ilişkin bölümünün; sanıkların eylem sırasındaki davranışları ve pişmanlıkları nedeniyle takdiri indirim hükümlerinin uygulanması cihetine yönelik olduğu da gözetilerek;
Mensup oldukları örgütün yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen Anayasa'yı ihlal suçuna ilişkin olarak olay günü ortaya koydukları davranışlar itibariyle planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek emir doğrultusunda 2. Zırhlı Birlikler Tugayında silah ve techizat kuşanıp 1 Land Rover, 1 UNİMOG araç, 4 tank, 2 ZMA, 2 GZPT araçla Sabiha Gökçen Havalimanına giderek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştiren sanıkların suçun icrasında üstlendikleri rolleri, her birinin suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel katkıları da göz önünde bulundurulduğunda fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37 nci maddesi delaletiyle 309 uncu maddesinden mahkumiyetleri yerine yanılgılı değerlendirme neticesinde TCK madde 39/2-c maddesi uyarınca Anayasa'yı ihlal suçuna yardım eden olarak mahkumiyetlerine karar verilmesi," gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir.
6. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/132 Esas, 2022/456 sayılı kararı ile sanıklar hakkında; Anayasa'yı ihlal suçundan, TCK'nın 309 ncu maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nın 62 nci maddesi, 53 ncü maddesi, 58 nci maddesinin 9 ncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiştir.
7.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.03.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde özetle;
1.Savunma ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine,
2.Sanığın yapılan faaliyetlerin gerçek mahiyetini olay mahalline vardığında öğrendiğine,
3.Gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4.Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
5.Hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Dosyaya giren delillerden sanığın FETÖ/PDY üyesi olmadığının tespit edildiğine,
7. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer nedenler ve sair hususlara,
B.Sanık ... müdafii temyiz dilekçelerinde özetle;
1.Savunma hakkının kısıtlandığına,
2.Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delilleri hükme esas alındığına,
3.Sanığın darbe girişiminden haberdar olmadığına,
4.Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
5.Hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Dosyaya giren delillerden sanığın FETÖ/PDY üyesi olmadığının tespit edildiğine,
7. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer nedenler ve sair hususlara,
C.Sanık ... ve müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle;
1.Sanık hakkındaki deliller ile sanığın savunmalarının dikkatlice incelenmediğine,
2.Mahkeme kararının çelişkili olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile hiç bir somut delil bulunmadan karar verildiğine,
3.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
4.Yargıtay ilamının gerekçesiz olduğuna, sanıklar arasındaki farkların ortaya konulmadığına, sanık hakkındaki delillerin tartışılmadığına,
5.Sanığın darbe girişiminden haberdar olmadığına,
6.Dosyadaki delillerin sanığın lehine olduğuna, atılı suçu işlediğine dair dosyada hiç bir delil bulunmadığına,
7.Dosyadaki bilirkişi raporlarına göre sanığın üstlerinden aldığı emirleri 'mutlak itaat' kavramı çerçevesinde uygulamakla yükümlü olduğuna, kaldı ki sanığın, emir aldığı komutanlarının niyetlerinin hukuka uygun olmadığını anladığı ilk andan itibaren emirlere uymayı reddettiğine ve kendisiyle birlikte bütün birliğin uymamasını sağladığına,
8.Hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
9. Dosyaya giren delillerden sanığın FETÖ/PDY üyesi olmadığının tespit edildiğine,
10.Hava limanına gelindiğinde, sanığın, komutanı tarafından verilen "ateş edin v.b." emirlere uymadığına, aksine, emrindeki askerlere "geri dönüyoruz" diyerek darbe yapma kastının bulunmadığını ortaya koyduğuna,
11.Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
12. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer nedenler ve sair hususlara,
D.Katılan ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine,
2.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer nedenler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Sanıkların mensup oldukları örgütün yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen Anayasa'yı ihlal suçuna ilişkin olarak olay günü ortaya koydukları davranışlar itibariyle planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek emir doğrultusunda 2. Zırhlı Birlikler Tugayında silah ve techizat kuşanıp 1 Land Rover, 1 UNİMOG araç, 4 tank, 2 ZMA, 2 GZPT, araçla Sabiha gökçen Havalimanına giderek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştiren sanıkların suçun icrasında üstlendikleri rolleri, her birinin suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel katkıları da göz önünde bulundurulduğunda fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37 nci maddesi delaletiyle 309 uncu maddesinden mahkumiyetlerine dair verilen kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığından:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs amacına yönelik olarak vahamet arz eden eylemleri gerçekleştirdiği, sanıkların sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğe göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, sanıkların suçlarının sübutu kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, kurulan hükümlerde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/132 Esas, 2022/456 sayılı kararında katılan ... vekili, sanık ... ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.