IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.11.2015 tarihli ve 2015/1 Esas, 2015/13474 Karar sayılı kararı ile; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereği yapılması gereken ilânların yapılmadığı, dava kısmen reddedildiği hâlde 4721 sayılı Kanunun 713 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince Hazinenin tescil isteminin karşılanmadığı, ziraat bilirkişi raporunun kısa, gerekçesiz ve soyut olduğu, jeolog bilirkişi raporunda taşınmaz dere yatağında görünmesine karşın gerekçe açıklanmaksızın taşınmazın tarım arazisi olarak değerlendirildiği, hava fotoğraflarının uzman olmayan fen bilirkişine uygulatıldığı, yasal hasım olan Erzurum Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilmeden karar verildiği gerekçesiyle, tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.04.2019 tarihli ve 2016/484 Esas, 2019/267 Karar sayılı kararı ile; jeolog ve jeodezi bilirkişi raporlarına göre taşınmazın dere yatağında kalmadığı, jeodezi ve ziraat mühendisi bilirkişi raporuna göre arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine tahminen 1971 ile 1985 yılları arasında; muhtar ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre ise 1970'lerin başında başlandığı, zilyetliğin taşınmaz üzerine ağaç dikmek, ekip biçmek, kulübe inşa etmek -hava fotoğraflarında bahsi geçen kulübenin yüksek ihtimalle mahalli bilirkişilerin söz ettiği kahvehane olduğu değerlendirmesiyle- şeklinde sürdürüldüğü, davacıların dava konusu kısımlar üzerinde zilyetliğinin en erken 1970'li yılların ortalarında, en geç 1985 yılında başladığı, en erken 1990'ların ortalarında ve en geç 2005 yılına kadar zilyetliğin bahsedilen şekillerde önce mirasbırakan sonra davacılar tarafından aralıksız olarak malik sıfatıyla sürdürüldüğü, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazların imar-ihyasının tamamlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Hazinenin tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2019/3247 Esas, 2021/5362 Karar sayılı kararı ile; mahalli bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar mirasbırakanı ...'ın şu anda yıkılmış kahvehanesinin bulunduğu beyan edilmişse de ziraat mühendisi bilirkişi raporunda dava konusu (A) harfli kısımda 20 yıllık bir kavak ağacı ve bina kalıntısı olduğu, (B) harfli kısımda 20 yıllık 5 adet ve 15 yıllık 2 adet kavak ağacı, 10 yıllık 1 adet asma, 15 yıllık 1 adet iğde ağacının bulunduğunun belirtildiği, kavak ve iğde ağaçlarının kendiliğinden yetişen ağaçlardan olduğu, davacıların taşınmaz üzerinde başkaca tarımsal faaliyetlerinin ispatlanmadığı, mirasbırakan ... mirasçıları davacıların ekonomik amacına uygun bir zilyetliğinin bulunmadığı, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle; davalı Hazine ve Olur Belediyesinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Ç. Karar Düzeltme Talebi
1.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2019/3247 Esas, 2021/5362 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.04.2022 tarihli ve 2021/8946 Esas, 2022/3364 Karar sayılı kararı ile; davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.11.2022 tarihli ve 2022/192 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararı ile; ikinci bozma ilâmının ardından dava yeni esas numarasına kaydedildikten sonra, davacı vekili tarafından kesin hüküm itirazında bulunularak eldeki davaya konu taşınmazın davacılar mirasbırakanı ... adına tesciline dair olduğu iddia edilen Olur Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/49 Esas, 1973/23 Karar sayılı kararının ve kararın onanarak kesinleştiğine dair Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.11.1973 tarihli ve 4895 Esas, 1973/6616 Karar sayılı ilâmının ibraz edildiği, Olur Tapu Müdürlüğünün 29.11.2022 tarihli cevabi yazısında kesin hüküm teşkil ettiği iddia edilen dosyanın, karar örneğinin ve karara dayanak krokinin bulunmadığının bildirildiği, Olur (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.07.2022 tarihli cevabi yazısında arşivdeki dosyalar arasında dosyanın bulunamadığı, karar kartonunda yalnızca gerekçeli kararın bulunduğu ancak ekinde kesinleşme şerhi ve kroki bulunmadığının bildirildiği ve ilâmın yazı ekinde gönderildiği, kesin hüküm olduğu iddia edilen dava dosyasının ve krokisinin bulunması hâlinde eldeki davaya konu taşınmazlara uyup uymadığı hususunda 18.07.2022 tarihli celsede ek rapor tanzim edilmek istense de, krokinin ve dava dosyasının aslı bulunmaması sebebiyle 30.11.2022 tarihli celsede bu ara karardan rücu edildiği, davacılar vekilinin 30.11.2022 tarihli son celsesinde kesin hüküm olgusunun tetkiki açısından hava fotoğraflarının celbini ve yeniden keşif yapılması talebinin aynı gerekçeyle reddedildiği, mahalli bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar mirasbırakanı ...'ın şu anda yıkılmış kahvehanesinin bulunduğu beyan edilmişse de, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda dava konusu (A) harfli kısımda 20 yıllık bir kavak ağacı ve bina kalıntısı olduğu, (B) harflı kısımda 20 yıllık 5 adet ve 15 yıllık 2 adet kavak ağacı, 10 yıllık 1 adet asma, 15 yıllık 1 adet iğde ağacının bulunduğunun belirtildiği, bozma ilâmına uyularak, kavak ve iğde ağaçlarının kendiliğinden yetişen ağaçlardan olduğu, davacıların taşınmaz üzerinde başkaca tarımsal faaliyetlerinin ispatlanmadığı, mirasbırakan ... mirasçıları davacıların ekonomik amacına uygun bir zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.