İçtihatYargıtay10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/17446 · K. 2025/5425
- Esas No
- 2023/17446
- Karar No
- 2025/5425
- Karar Tarihi
- 12.05.2025
Karar Metni
10. Ceza Dairesi 2023/17446 E. , 2025/5425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/437 E., 2021/662 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.09.2023 tarihli ve 2023/5823 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/97440 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/97440 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde, "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." biçimindeki, 191/4. maddesinde, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında,
Somut olayda, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli hakkında 01.09.2016 tarihli inceleme konusu eylemi nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21.10.2016 tarihli ve 2016/36929 soruşturma, 2016/564 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüpheli hakkında denetim serbestlik tedbirinin infazı içinde 22.02.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2017 tarihli ve 2016/36929 soruşturma, 2017/10024 esas, 2017/9207 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine, mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 14.02.2017 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, bu durumda sanığın inceleme konusu 22.02.2017 tarihli tarihli suçu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlediği, dolayısıyla yargılamaya konu suçun erteleme kararının ihlali mahiyetinde olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 01.09.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2016 tarihli ve 2016/36929 Soruşturma, 2016/564 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl
süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 14.02.2017 tarihinde şüpheliye usûlüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 21.03.2017 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin, 22.02.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2017 tarihli ve 2016/36929 Soruşturma, 2017/10024 Esas, 2017/9207 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Yapılan yargılama sonucunda, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli ve 2017/1047 Esas, 2018/756 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 11.09.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 07.04.2019 tarihinde işlediği "hırsızlık" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.06.2021 tarihli ve 2021/437 Esas, 2021/662 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında,
Somut olayda, sanık hakkında 01.09.2016 tarihli eylemi nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21.10.2016 tarihli ve 2016/36929 Soruşturma, 2016/564 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın 14.02.2017 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, kararın, 15 günlük itiraz süresinin itiraz edilmeden
geçirilmesi halinde 15 günlük sürenin bitiminde kesinleşeceği, bu durumda sanığın ihlâl kabul edilen 22.02.2017 tarihli eyleminin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlendiği, dolayısıyla 22.02.2017 tarihli eylemin erteleme kararının ihlâli niteliğinde olmadığı, mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı ise de;
Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında aynı nev'i 03.08.2022 ve 03.09.2023 tarihli eylemleri nedeniyle Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.10.2023 tarihli ve 2023/5633 Soruşturma, 2023/322 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla,
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/437 Esas, 2021/662 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.05.2025 tarihinde karar verildi.