II. CEVAP
Davalı SGK vekili, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini talep ettiklerini, davacının bu davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, bu sebeple hukuki yarar yokluğundan davanın reddini dilediklerini, ayrıca Kuruma karşı dava açılmadan önce Kuruma başvuru zorunluluğunun dava şartı olduğunu, davacı ilgili koşulları yerine getirmediğinden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kurum kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere, emekli kurum sigortalısı davacı için 27.05.2021 tarihli yazı ile, Kurum'un Genel Müdürlüğüne görüş sorulduğunu ve cevabi yazıda, "01.10.2008 tarihinden önce (01) belge türü ile bildirilen sürelerin Görev Malullüğü Aylığı alıp Malulluk, Yaşlılık ve Ölüm sigortalarına tabi çalışanlar (18) ve Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışanlar (02) belge türüne çevrilecektir." denildiğinden 01.11.1997 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı alan davacının adına Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışanlar (2) belge türü ile bildirilen hizmetlerin uzun vadeli sigortalı kollarına çevrilmesine imkan bulunmadığını, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının 5510 sayılı Kanun hükümlerine, bu tarihten önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının ise 506, 2925, 1479 ve mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlendiğini, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyenlerin, bu sigorta kollarından aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde; belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme, belli bir süre sigortalı olma, sigortalı işten ayrılma ve Kurumdan yazılı istekte bulunma koşullarının yerine getirilmesinin aranmakta olduğunu, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde sigortalıya aylık bağlanmasına imkan bulunmadığını, diğer taraftan anılan Kanun'un 38 inci maddesinde, vazife malullüğü aylığı almakta iken, çalışmaya başlamaları nedeniyle haklarında uzun vadeli sigorta hükümleri uygulananlar için malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında esas alınacak sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prime esas kazancın hesaplanmasında vazife malullüğü aylığı bağlandığı tarihten önceki sürelerin dikkate alınmayacağının, Kanun'un 47 inci maddesinde de vazife malullüğü aylığı bağlananların 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaları nedeniyle istekleri üzerine haklarında uzun vadeli sigorta kolları uygulananlardan; yeniden aylık bağlanması için yazılı istekte bulunan ya da emekliye ayrılan veya herhangi bir nedenle görevi sona erenler hakkında sonraki çalışmaları karşılığında aylığa hak kazanmaları halinde bu süre için 29 uncu maddeye göre aylık hesaplanacağının hüküm altına alındığını, öte yandan, 6495 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun'un 4 üncü maddesinde değişikliğe gidildiğini, anılan maddenin Ağustos 2013 ödeme döneminden geçerli olmak üzere 01.01.2014 tarihinde yürürlüğe girdiğini, maddede yapılan değişikliklerle kapsamda yer alan vazife malullerine çeşitli ilave haklar verildiğini, ayrıca anılan maddenin ikinci fıkrası ile 2330 sayılı Kanun hükümleri kapsamında veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar kapsamında aylık bağlananlar ile, 5434 sayılı Kanun'un 56 ncı ve mülga 64 üncü maddeleri uygulanarak vazife veya harp malullüğü aylığı bağlananlardan, yeniden herhangi bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmaya başlayanların, aylık bağlandıktan sonra geçen hizmet süreleri ayrıca değerlendirilmek suretiyle ikinci bir aylık bağlanması imkanı getirildiğini, buna bağlı olarak da vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra geçen çalışmaların nasıl değerlendirileceğinin ayrıca hüküm altına alındığını, yapılan düzenleme doğrultusunda, 2330 sayılı Kanun'a veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara, Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığı Kanunu'nun ek 3 üncü maddesine, 17.07.2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanuna ve 24.06.2008 tarihli ve 5774 sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ile Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanuna göre aylık bağlanmış olanların kendilerine veya bunlardan ölenlerin hak sahiplerine, bu kapsamda maddenin yürürlük tarihine kadar yapılan ve bu Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olduğu Kurumca tespit edilen fazla veya yersiz ödemelere ilişkin borç çıkarılmayacağını, çıkarılmış borçların ödenmemiş olan kısımlarının terkin edileceğini, maddenin yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş tutarların iade ve mahsup edilmeyeceğini, 2330 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı cümlelerine aykırı olacak şekilde ödenen ve bu Kanun'un 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olduğu Kurumca tespit edilen fazla veya yersiz olarak yapılan ödemeler hakkında da birinci fıkra hükümlerinin uygulanacağını, bu itibarla kurum kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu, 6495 sayılı Kanun düzenlemesi dikkate alınmadan halen eski uygulamaya göre aylık bağlama işlemi gerçekleştirilen sigortalılardan; davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/l-(c) bendi kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlandığını, bu defa adı geçene Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından %50 engellilik oranı verilmesi nedeniyle bu engellilik oranı dikkate alınarak 15.02.2016 tarihinden itibaren 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığının tespit edildiğini, bu nedenle Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığının 27.11.2019 tarihli ve 7300 sayılı kararında, davacının Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen %50 engellilik oranının vazife malullüğü aylığı bağlanmasına esas alınmış hastalık ya da engellilik halleri dikkate alınarak verildiği anlaşıldığından adı geçene 4/1-(a) kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 79 uncu maddenin yürürlük tarihini takip eden ödeme döneminden (2019 Aralık ödeme döneminden) itibaren sistem tarafından otomatik olarak kesilmiş olduğunu, kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin yapıldığını, bu sebeple Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata, mevcut Yargıtay kararlarına ve hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının işe giriş belgeleri hazırlanarak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında daimi işçi statüsünde 22.07.2002 tarihinde Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde göreve başlatıldığını, 14.02.2016 tarihinde de işten ayrıldığını, bunun üzerinden yaklaşık 5 yılın üzerinde bir zaman geçtikten sonra davacının 18.03.2021 tarihinde idareye başvuru yaptığını ve idarenin 01.09.2021 tarihli cevabi yazısının ardından 24.09.2021 tarihinde bu davayı açtığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini talep ettiklerini, Anayasa'nın 125 inci maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğunun kurala bağlandığını, iş mahkemelerinin dava konusu olayda görevli olmadığını, idari yargı yerlerinin görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, müvekili idarece tesis edilen 01.09.2021 tarihli ve E-20433318-840-2527502 sayılı işlem sebebiyle açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, haksız ve yersiz açılan davanın esastan da reddini talep ettiklerini, zira davacının idarede göreve başladığında emekli maaşı aldığından dolayı aylık prim hizmet bildirgelerinin Sosyal Güvenlik Destek Primi (02) belge türüyle verildiğini, davacının 18.03.2021 tarihli dilekçesiyle "iptal edilen prim belgelerinin yeniden düzenlenmesi ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi hizmet günlerine ilave edilmesi" talebiyle müvekkili idare başvurduğunu, dilekçeye konu talebin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının mevzuatı kapsamında olduğundan müvekkili idarece 19.03.2021 tarih ve 884763 sayılı yazı ile Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne resmi yazı yazılarak talebe ilişkin görüş sorulduğunu, Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezinin cevabi yazısında, "...emekli sigortalımız ... için 27.05.2021 tarihli yazımız ile Genel Müdürlüğümüze görüş sorulmuş ve ” 01.10.2008 tarihinden önce (01) belge türü ile bildirilen sürelerin Görev Malullüğü Aylığı alıp Malulluk, Yaşlılık ve Ölüm sigortalarına tabi çalışanlar (18) ve Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışanlar (02) belge türüne çevrilecektir.' denildiğinden 01.11.1997 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü aylığı alan ... adına Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışanlar (2) belge türü ile bildirilen hizmetlerin uzun vadeli sigortalı kollarına çevrilmesine imkan bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verildiğini, bunun üzerine müvekkili idarenin 01.09.2021 tarihli ve E-20433318-840-2527502 sayılı yazısı ile Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezinden gelen yazı cevabının davacıya bildirildiğini, müvekkili idarenin işleminin yasal mevzuata, mevcut Yargıtay kararlarına ve hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.