Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/17460 · K. 2025/4358
10. Ceza Dairesi 2023/17460 E. , 2025/4358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/537 E., 2022/20 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 01.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 06.09.2023 tarihli ve 2022/27424 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97442 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97442 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 02.04.2021 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 28.06.2021 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/6834 Esas, 2021/11511 Karar sayılı ilâmında yer alan "...şüphelinin erteleme süresi içerisinde 11.12.2016 tarihinde tekrar uyuşturucu madde ile yakalanması nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.01.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2017 tarihli ve 2017/83 Esas, 2017/190 sayılı kararı ile sanığın suça konu maddelerin yakalanmasını sağlayarak etkin pişmanlık göstermesinden dolayı sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,... İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.12.2014 tarihli erteleme kararının, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin ceza verilmesine yer olmadığına kararı ile birlikte hukuki geçerliliğinin kalmadığı, erteleme kararının ihlali olarak kabul edilen 11.12.2016 tarihli eyleme ilişkin bir erteleme kararı verilmediği ve bir dava da açılmadığı, bu durumda TCK’nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği, 11.12.2016 tarihli eyleme ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/41948 sayılı soruşturma dosyasının sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemenin “durma” kararının sonuç olarak kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Adı geçen sanığın evvelce 01.05.2019 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2019 tarihli ve 2019/4368 soruşturma, 2019/107 sayılı kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içerisinde yeniden aynı suçun işlediğinden bahisle 16.03.2021 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/144 Esas, 2021/530 sayılı kararı ile sanık hakkında etkin pişmanlık göstermesi sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın 21.12.2021 tarihinde kesinleştiği, bu hâliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle, anılan karara konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.