Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/17468 · K. 2025/4758
10. Ceza Dairesi 2023/17468 E. , 2025/4758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/488 E., 2019/428 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 03.07.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.09.2023 tarihli ve 2023/11211 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97465 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97465 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 22.06.2018 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda, sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/664 Esas sayılı dosyasında daha önceden dava açıldığından bahisle bu kez 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2018 tarihli ve 2018/23071 Esas sayılı iddianamesiyle doğrudan kamu davası açıldığı ve Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2019 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve cezasının ertelenmesine karar verilerek, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de; Sanık hakkında, daha evvel 11.11.2016 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan dolayı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.01.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar edildiği gerekçesiyle açılan kamu davası sonunda, Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve 2017/664 Esas, 2017/696 sayılı kararı ile sanığa denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların usulsüz olduğundan bahisle ceza verilmesine yer olmadığına ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verildiği, anılan kararın 27.10.2017 tarihinde kesinleştiği, Bu haliyle incelemeye konu suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve 22.06.2018 tarihli eylemin sanık hakkında 11.01.2017 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın 31.07.2017 tarihindeki eyleminin denetim süresinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip dosyanın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.