Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/17481 · K. 2025/5192
10. Ceza Dairesi 2023/17481 E. , 2025/5192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/632 E., 2021/797 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 19.01.2022 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/13432 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/100515 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/100515 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve 191/4. maddesinde yer alan “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki ve, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3. maddesinin "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Şüpheli hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/05/2019 tarihli davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından hazırlanan denetim planını tebliğ edilerek denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı, anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 11/10/2019 tarihli kararı ile şüphelinin beş gün içerisinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurması gerektiğinin tebliğ edildiği ancak şüphelinin belirtilen süre içerisinde başvuruda bulunmaması üzerine yükümlülük ihlâli nedeniyle denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak yükümlülük ihlâlinde ısrar nedeniyle hakkında kamu davası açılarak mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, anılan düzenlemeler uyarınca bir defa yükümlülük ihlâlinin denetimli serbestlik dosyasının kapatılması için yeterli olmadığı, ilk ihlâlden sonra şüphelinin uyarılması ve ikinci ihlâl ve uyarıdan sonra ise bir yıl içinde gerçekleşen üçüncü ihlâlde uyarı yapılmadan denetimli serbestlik dosyasının kapatılması gerektiği, somut olayda ise ilk ihlâl de uyarı yapılmadan denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak dava açılmış olması karşısında ısrar koşulunun oluşmadığı, bu halde kamu davasının açılmasının şarta bağlanmış olduğu gözetilerek, kamu davası açılmasının koşulları gerçekleşmemesine rağmen dava açılmış olduğu anlaşılmakla, Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.