Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2023/17489 · K. 2024/527
2. Ceza Dairesi 2023/17489 E. , 2024/527 K. "İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/2779 D.İş, 2020/5012 D.İş. ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi, soruşturmanın genişletilmesi kararı
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41300 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2. maddesinde yer alan; ''Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz'' şeklindeki, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23/06/2015 tarihli ve 2013/7-700 esas, 2015/241 karar sayılı ilamında, "... CMK'nun 172/2. maddesinde yer alan "yeni delil" kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir. Yeni bir soruşturmanın başlatılabilmesi için, delilin yeni olmasının yanında, tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir. Dava açmaya yetecek kadar güçlü elverişlilikte veya kovuşturmama kararının nedenini ortadan kaldırıcı ve ayrıca davanın da açılmasını sağlayacak kuvvette, suç şüphesini kuvvetlendirici nitelikte bulunması gerekir. Bu nitelikte yeni bir delil ortaya çıktığında, Cumhuriyet savcısı işe tekrar el atarak, iddianame düzenleyebilecek, kabulü halinde kamu davası açılmış olacaktır." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Dosya kapsamına göre, 1-)Hakaret suçu yönünden, kamera görüntüsünde ses kaydı olmadığı ve tanık beyanının da bulunmadığından bahisle Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/05/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/06/2020 tarihli kararını müteakip, müşteki vekilince söz konusu kamera görüntülerinde ses kaydının bulunduğu ve tanık araştırmasının da yapılmadığını belirtilerek talepte bulunması üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca taleplerin yeni delil mahiyetinde olup olmadığı hususu değerlendirilmeden, daha önce itirazın reddine karar verilerek kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edildiği zannıyla 29/07/2020 tarihli yazı ile Sulh Ceza Hakimliğine gönderildiği, Yeni delil üzerine yapılacak işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2. maddesi kapsamında düzenlendiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23/06/2015 tarihli kararının anılan hükümleri devamında da açıklandığı üzere, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil bulunduğundan bahisle başvurulması üzerine, eğer ki kovuşturmaya yer olmadığı kararı itiraz edilmeksizin kesinleşmiş ise, Cumhuriyet Savcısının bu yeni delili değerlendirerek merciinden bir karar almaksızın, (ki itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden merciinden de bahsedilemez) işe tekrar el atabileceği, kovuşturmaya yer olmadığı kararı itiraz merciinin kararı ile kesinleşmiş ise, kamu davası açılabilmesi için önceden itiraz konusu hakkında karar veren merciinden yeni delil husunda bir karar alınmasının gerektiği, ancak bundan önce taleplerin yeni delil olup olmadığı hususunda Cumhuriyet Savcısınca bir değerlendirme yapılması gerektiği, söz konusu iddiaların yeni delil mahiyetinde olduğunun kabulü halinde merciinden karar verilmesi talebinde bulunulacağı, iddiaların yeni delil mahiyetinde olmadığının veya delilin kovuşturma açılmasına yeter mahiyette olmadığının kabulü halinde ise, Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği ve bu kararın da itiraza tabi olarak Sulh Ceza Hakimliğince denetlenebileceği, bazı durumlarda yeni delilin varlığından bahsedenlerin Sulh Ceza Hakimliklerinden taleplerinin karşılanmasını istedikleri görülmekle, bu durumda dahi Sulh Ceza Hakimliklerinin yeni delil olup olmadığının değerlendirilmesi için talebi soruşturmayı yapan Cumhuriyet Savcısına iletmesinin gerektiği, Somut olayda, yeni delilin varlığından bahsedilerek bir değerlendirmede bulunulmadan ve değerlendirmede yanılgıya düşülerek kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği şeklindeki kabul ile gelen talep üzerine, merciince daha önce itirazın reddine karar verilmiş olması da nazara alındığında soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesinin yetki gasbı mahiyetinde olduğu, yeni delil olup olmadığını değerlendirme yetkisinin Cumhuriyet Savcısında olduğu ve yeni delil olduğunun düşünülmesi halinde talep edilmesi üzerine merciinin yalnızca bu hususun değerlendirebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/09/2020 tarihli kararı ile soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesinde, Kabule göre de, 2-)Soruşturmanın genişletilmesine karar verildikten sonra anılan kamera görüntülerindeki ses kayıtlarının net olmamasından dolayı şüphelilerin hakaret ettiğine dair delil bulunmadığından itirazın reddinde karar verilmiş ise de; alınan tanık beyanlarında şüphelilerin müştekiye yönelik hakaret içeren sözlerin söylendiğini açıkça doğruladıkları gözetilmeden, yazılı şekilde Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/01/2022 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmesinde, 3-)Müşteki vekilinin 24/09/2019 tarihli şikayet dilekçesinde, müştekiye ait işyerinde çalışan şüphelilerin olay günü yemekhanede bulunan ekmekleri aldıkları ve müştekiye hakaret ettiklerinden bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; hırsızlık suçu yönünden, yemekhanede bulunan ekmekleri çöpe atılmaması için aldıkları, hırsızlık kasıtlarının bulunmadığı ve hakaret suçu yönünden ise, kamera kaydında ses kaydı olmadığı ve tanık beyanının da bulunmadığın bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin 20/01/2020 tarihli dilekçesine ek olarak sunulan kamera görüntülerinde, ses kaydı bulunmasına karşın, bilirkişi raporunda ses kaydı bulunmadığının belirtiltildiği ve anılan savcılıkça da bu gerekçeye dayanıldığı, tanık araştırması yapılmadığı ve beyanlarının alınmadığı, bu suretle toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/06/2020 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.