İçtihatYargıtay10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/17511 · K. 2025/5427
- Esas No
- 2023/17511
- Karar No
- 2025/5427
- Karar Tarihi
- 12.05.2025
Karar Metni
10. Ceza Dairesi 2023/17511 E. , 2025/5427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/1034 E., 2017/49 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.03.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/12892 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/98809 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/98809 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 4. fıkrasında, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır " şeklinde,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." ve aynı maddenin 8. fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemelere yer verildiği,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18.02.2019 tarihli ve 2019/667 esas, 2019/963 karar sayılı ilâmında "..."kovuşturma şartının" gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkeme tarafından CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “davanın durmasına" ve denetimli serbestlik dosyanın infazına devam edilebilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine "kamu davası açılmasının ertelenmesine dair kararın infazının devamına" karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması yasaya aykırı olduğundan,..." şeklinde belirtildiği üzere,
Somut olayda, mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kabul edilerek "düşme" kararı verilmiş ise de, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 1. fıkrası
uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle açılan davada aynı maddenin 4.fıkrasında sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkeme tarafından 5 yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince davanın durmasına karar verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 05.08.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2014 tarihli ve 2014/151985 Soruşturma, 2014/1401 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, itiraz mercii ve itiraz süresinin doğru şekilde gösterildiği, erteleme kararının şüphelinin doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, 05.02.2015 tarihinde aynı konutta oturan annesi imzasına tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden tedbirin infazı için 13.02.2015 tarihinde Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2016 tarihli ve 2014/51985 Soruşturma, 2016/28381 Esas, 2016/24008 sayılı iddianamesi ile Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.01.2017 tarihli ve 2016/1034 Esas, 2017/49 Karar sayılı kararı ile; ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" ve denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin kaldığı yerden devamına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden ve kesinleşmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, kararın kesinleşmeden infazına başlanması halinde denetimli serbestlik müdürlüğünce çıkarılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağı gibi, ısrar şartının gerçekleştiğinin kabul edilebilmesi için, çağrı yazısı tebliğine rağmen müdürlüğe başvurmayan sanığa uyarılı bir çağrı kağıdının tebliği gerektiği, aksi takdirde kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle "düşme" kararı verilemeyeceği, düşme kararı verilmesi halinde bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu halde kamu davasının açılması bir şarta (yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme şartına) bağlanmış olduğundan, mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesi gerekmektedir.
5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasında,"Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", üçüncü fıkrasında, "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve dördüncü fıkrasının (a) bendinde "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin birinci fıkrasında, "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında;
Somut olayda; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar 05.02.2015 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ise de, itiraz süresi olan 15 günlük süre beklenilmeden infaza başlandığı, mahkemece, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile düşme kararı verilemeyeceği, mahkemece kovuşturma şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine
karar verilmesi gerektiği gözetilmeden "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi ve dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması ve davanın esasını çözen düşme kararıyla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine, "sanık hakkında denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin devamına" karar verilerek hükmün karıştırılması, Kanun'a aykırı fakat sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen "kamu davasının düşmesine" kararından dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2017 tarihli ve 2016/1034 Esas, 2017/49 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.05.2025 tarihinde karar verildi.