Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/17843 · K. 2024/906
7. Ceza Dairesi 2023/17843 E. , 2024/906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/307 E., 2023/629 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığa ait iş yerinde yapılan denetimlerde suç tarihi 07.06.2012 olan birleşen dava dosyasında, 6 adet bandrolsüz ve korsan basım kitap; suç tarihi 27.09.2013 olan birleşen dava dosyasında 6 adet başka esere ait bandrol taşıyan ve 11 adet sahte bandrollü korsan basım kitap; suç tarihi 18.02.2014 olan birleşen dava dosyasında, 5 adet sahte bandrollü korsan basım kitap ve asıl dava dosyasında ise, 2 adet bandrolsüz korsan basım kitap ele geçirilmiş olup sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 71 inci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası ile 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davalarının açıldığı anlaşılmıştır. Ele geçirilen kitaplara ilişkin hak sahipliğini ispatlayama elverişli hukuken geçerli belgelerin yasal süresi içerisinde dosya arasına sunulduğu ve bilirkişi raporlarının düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Sanık savunmasında, iş yerinde çok sayıda kitap bulunduğunu, bandrollerle ilgili sorumluluğun yayınevlerine ait olduğunu beyan etmiştir. Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5846 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.