V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı kadın tarafından tazminat ve nafaka miktarları ile kişisel ilişki süresi yönünden; davalı erkek tarafından ise tüm yönlerden temyiz temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairece, Bölge Adliye Mahkemesince, erkeğin velâyet ve boşanma hükmüne ilişkin istinaf başvurularının incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere katılma yoluyla istinaf talebi asıl istinaf talebine sıkı sıkıya bağlı olup somut olayda hüküm davacı kadın tarafından istinaf edildiğine göre, erkeğin, kadının istinaf sebepleri ile bağlı olmaksızın katılma yoluyla davanın bütün yönleriyle istinaf etme hakkı bulunduğu gözetilerek , erkeğin boşanma hükmü ve velâyet yönünden katılma yoluyla istinaf taleplerinin esastan incelenmesi gerekirken yazılı şekilde davalı erkeğin katılma yoluyla istinaf dilekçesinin bu hükümler yönünden inceleme dışı bırakılarak usûlden reddi ... olmadığından bahisle hükmün bozulmasına, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; erkeğin, alkol tüketiminin artarak devam etmesi, kadının ailesi ile görüşmemesi, kadına ve müşterek çocuklara kapıyı açmayarak ... önünde bekletmesi, müşterek çocuk ... Kemal'e telefon ederek ve mesaj göndererek pisikolojik baskı uygulaması, tehdit ve hakaret etmesi, aşağılaması, kadına ve ailesine küfür ve hakaretler etmesi, ailesini kötülemesi, sürekli tartışma çıkarması, alkol aldığında kadına fiziksel ve pisikolojik şiddet uygulaması, tartışmalardan sonra çocuklarla konuşmaması nedeniyle birlik görevlerini ihlal ettiği, kadının en son çocukları da alarak evden ayrılması ve ardından boşanma davası açması, erkeğin ise terke dayalı açtığı bir boşanma davasının bulunmaması nedeni ile, bu olayın kadına kusur olarak yüklenmesinin ... olmadığı, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tamamen kusurlu olduğu, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, müşterek çocukların yaşına uyumlu ihtiyaçları, eğitim giderleri, paranın satın alma gücü ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alındığında müşterek çocuk Özgenur yararına takdir edilen iştirak nafakası miktarının az olduğu, 09.05.2004 doğumlu müşterek çocuk ...'nun Yargıtay aşamasında 09.05.2022 tarihinde ergen olduğu anlaşılmakla, onun için talep edilen iştirak nafakası isteğinin konusu kalmadığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, küçüğün baştan beri anne yanında yaşaması, yaşadığı ortamdan ayrılmasının sakıncaları, annenin velâyeti kullanmasında sakıncalı bir durumunun ispat edilememesi, küçüğün velâyet tercihi ve uzmanın, velâyetin anneye verilmesinin çocuğun ... yararına olacağı yönündeki görüşü de dikkate alındığında; velâyetin anneye verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, uzmanın baba ile görüşmemesi sonuca etkili görülmediği, müşterek çocuk ...'nun ise dosya Yargıtay aşamasında iken ergin olması nedeni ile bu çocuk yönünden velâyet isteğinin konusu kalmadığından, hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacı kadın, dava dilekçesinde kendisi ve çocuklar için istediği nafakalar için faiz uygulanması talebinde bulunduğu halde; Mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve kanuna aykırı bulunduğu, davacı kadının; kusur belirlemesi, reddedilen maddî ve manevî tazminat, müşterek çocuklara hükmedilen tedbir nafakası miktarları, müşterek çocuk Özgenur için hükmedilen iştirak nafakası miktarı ve nafakalara faiz uygulanmamasına yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile, kararın bunlara ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasına, bu hususlarda yeniden hüküm tesisine, 40.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminatın boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı kadın yararına, aylık 600,00 TL tedbir nafakasının boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren aynı miktar yoksulluk nafakası olarak devamına, tedbir nafakasına ara karar tarihi olan 19.02.2018 tarihine kadar olanlara bu tarihten, sonraki nafakalara muaccel oldukları tarihten, yoksulluk nafakasına ise boşanma hükmünün kesinleştiği tarihinden geçerli olmak üzere yasal faiz uygulanmasına, nafakaların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, müşterek çocuk Özgenur yararına, dava tarihinden 13.02.2020 tarihine kadar takdir edilen aylık 400,00 TL tedbir nafakasının Mahkeme kararından sonra aylık 600,00 TL 'ye yükseltilmesine, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren aylık 1.000,00TL iştirak nafakası olarak devamına, tedbir nafakasına ara karar tarihi olan 19.02.2018 tarihine kadar olanlara bu tarihten, sonraki nafakalara muaccel oldukları tarihten, iştirak nafakasına ise boşanma hükmünün kesinleştiği tarihinden geçerli olmak üzere yasal faiz uygulanmasına, nafakaların davalıdan alınarak küçüğe harcanmak üzere davacıya verilmesine, müşterek çocuk 09.05.2004 doğumlu ... yararına, dava tarihinden geçerli olmak, ergin olduğu 09.05.2022 tarihine kadar devam etmek ve mükerrer ödemeye sebebiyet vermemek koşulu ile takdir edilen aylık 700,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, nafakaya ara karar tarihi olan 19.02.2018 tarihine kadar olanlara bu tarihten, sonraki tarihlilere muaccel oldukları tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına, Yargıtay aşamasında 09.05.2022 tarihinde ergin olması nedeni ile hakkında; konusu kalmayan velâyet, iştirak nafakası ve kişisel ilişki hususlarında karar verilmesine yer olmadığına, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu, kadının kusursuz olduğunun tespitine, davacı kadının diğer istinaf taleplerinin, davalı erkeğin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.