İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2023/18856 · K. 2025/4795
- Esas No
- 2023/18856
- Karar No
- 2025/4795
- Karar Tarihi
- 30.04.2025
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2023/18856 E. , 2025/4795 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3586 E., 2022/2532 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(b), (c) ve (d) bentleri ile aynı Kanun’un 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; yargılama aşamasında şikayetinden vazgeçen mağdurun soruşturma safhasında olayın sıcaklığı ile verdiği samimi beyanı, mağdurun beyanını tevilli olarak kısmen kabul eden sanığın savunması ile oğlu olan sanık hakkında asılsız suç isnadında bulunmasını gerektirir dosya kapsamına yansıyan delil bulunmadığı da gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince öncelikli olarak duruşma açılarak, sanığın mağdura yönelik nitelikli yağma eylemini işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunduğu gözetilmeksizin mahkumiyeti yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mağdurun oğlu olan sanığı suçtan kurtarmaya yönelik kovuşturma aşamasında değiştirdiği beyanına itibarla sanık hakkında yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2021/3586 Esas, 2022/2532 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.