VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacıda KOAH hastalığının mevcut olduğunu, maluliyetin buna ilişkin olduğunu, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, KOAH'ın kronik inflamatuar bir hastalık olduğunu, bu hastalığın travmatik kökenli olmadığını, kaza ile illiyet bağı bulunmadığını, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu, % 1,8 veya % 1,65 teknik faize göre yapılması, kusur rapor alınması, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Motorlu Araçlar Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen ... kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacının yolcu olmasına göre davalının tam kusurdan sorumlu olduğu, tazminat hesabının usulünce hesaplandığı, kaza tespit tutanağına göre davacının kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenmediği, davacının zarara veya zararın atmasına sebep olduğu hususunda dosya kapsamında delil olmadığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı ile alınarak dosyaya sunulan 27.08.2019 tarihli Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından hazırlanan raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 22 oranında olduğu, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılmıştır. Ancak raporda, Edremit Devlet Hastanesinin 12.04.2019 tarihli tedavi evrakına göre davacıda hafif düzeyde kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) olduğunun kayıtlı olduğu, davacının maluliyetinin % 20'sinin solunum sıkıntısından kaynaklandığı, bu maluliyet oranının tespiti sırasında davacıya güncel solunum testi uygulanmadığı, davacıda bulunan KOAH hastalığının maluliyetine ne oranda etki ettiği, KOAH hastalığı ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmediği, buna göre kaza ile söz konusu maluliyet arasında illiyet bağı kurulmadan raporun hazırlandığı anlaşılmıştır. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 27.08.2019 tarihli raporunda belirtilen maluliyetin kaza ile illiyet bağının sabit olmadığı anlaşılmıştır.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek dosyadaki raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, davacıdaki kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) da değerlendirilerek, davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, varsa maluliyetin kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, KOAH rahatsızlığının maluliyet oranına etki edip etmediği, maluliyetin süreklilik arz edip etmediği (... boyu sürüp sürmeyeceği) ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından içerisinde göğüs hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyetten rapor alınıp, sonucuna göre, temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.