Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/2063 · K. 2024/1526
2. Hukuk Dairesi 2023/2063 E. , 2024/1526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1953 E., 2022/2227 K. DAVA TARİHİ : 27.11.2014 - 29.12.2014 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2014/851 E., 2019/181 K. Taraflar arasındaki karşılıklı katılma alacağı, ziynet alacağı, ev eşyası alacağı davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince her iki dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince başvurunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusunun reddedilmesi halinde başvurusu reddedilen tarafın ve kararın kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle, istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı-karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş, davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmamış ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hâl böyle iken, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinafa başvurmayan davalı-karşı davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını bu yönden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tümü ile reddine karar vermek gerekir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre karşı davada kadın aleyhine hükmedilen miktarı 25.250,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu hale göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin karşı davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı-karşı davalı vekilinin reddedilen yön dışındaki yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: