İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2023/2093 · K. 2024/6006
- Esas No
- 2023/2093
- Karar No
- 2024/6006
- Karar Tarihi
- 17.10.2024
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2023/2093 E. , 2024/6006 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1118 E., 2023/130 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/142 E., 2020/609 K.
Taraflar arasında İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının Mazbut ... Piri Paşa Bin ... Bey Piri ... Paşa Vakfı'nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; dosyanın incelenmesinde davacıların iddialarını ispatlayan belge ya da bilgiye rastlanılmadığı, davacılar tarafından dosyaya sunulan Osmanlıca belgelerin nüfus kayıtları ile eşleşmesi gerektiği düşünüldüğünde belgelerde geçen şahısların, davacıların murislerinden olduğunun tespit edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek hükme esas alınan 01.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda ... Piri Bey bin ... Bey Vakfına ...'nun mütevelilik yaptığı açıkça tespit edilmesine rağmen davacıların galleye müstehak vakıf evladı olmadığının belirtildiği, ... Piri Bey Bin ... Bey Vakfı'na ...'nun mütevellilik yaptığı huzurdaki davada defaatle beyan edilmesine ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da tespit edilmesine rağmen davacıların soybağının olmadığı ve bu sebeple galleye müstehak vakıf evladı olmadıklarının sonucuna ulaşılmasının hatalı olduğu, davacıların mazbut ... Piri Bey Bin ... Bey Vakfı'na mütevellilik yapan ...'nun mirasçısı olduğu mahkeme kararıyla tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesinin celseler boyunca kesinleşmesini beklediği İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/589 Esas, 2019/101 Karar sayılı veraset ilamı istemli dosyasından verilen 12.02.2019 karar ile müvekkillerin, bilirkişinin de vakfa mütevellilik yaptığını tespit etmiş olduğu ...'nun mirasçıları oldukları tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacı müvekkillerin vakıf evladı olduklarının sarihen ispatlandığı, ancak hükme esas alınan raporu tanzim eden bilirkişi tarafından ve İlk Derece Mahkemesice bu kararın dikkate alınmadığı, değerlendirilme konusu yapılmadığı ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, davacıların dayandıkları İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/589 Esas, 2019/101 Karar sayılı veraset ilamında muris ...'nin 1903 yılında vefat ettiği, muris ... ile davacılar arasındaki soybağının ... (1888-1966), ... kızı ... (davacıların babaanneleri) üzerinden kurulduğu, muris ...'nin (... Bey) ...'da bulunan Vakf-ı Merkum ... Bey Vakfı'nda 1869 yılından itibaren mütevellilik yaptığı, ondan sonra ise oğlu ...'nun (1878-1940) 1908 yılında mütevelli olarak atandığı; davacıların mütevellilik yaptığını ileri sürdükleri (...) ...'nun ise ... Bey oğlu olduğu, 1895 yılında doğduğu ve 1964 yılında vefat ettiği, ... ... adında kızının olduğu, adı geçen (...) ...'nun ...'da ... ...Paşa Vakfına 30.04.1941 yılında mütevelli olarak atandığı, dolayısı ile ...'nun torunu olduğu beyan edilen ... Paşa vakfında mütevellilik yapan ... (1895-1964) ile İstanbul Anadolu 12.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/589 Esas, 2019/101 Karar sayılı veraset ilamında davacıların murisi olduğu kabul edilen ...'nin, mütevellilik yaptıkları vakıflar, ölüm tarihleri ve altsoyları itibariyle aynı kişi olmadıklarının anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.