Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/21375 · K. 2025/5760
10. Ceza Dairesi 2023/21375 E. , 2025/5760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/332 E., 2018/494 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.10.2023 tarihli ve 2023/11137 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108643 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108643 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 01/04/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 11/04/2016 tarihli ve 2016/2972 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 08/09/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de; Sanık hakkında, daha önce 25/05/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca 28/05/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığından bahisle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2016 tarihli ve 2016/429 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2016 tarihli ve 2016/115 esas, 2016/915 sayılı kararı ile sanığın kendi beyanı ile suçunu ortaya çıkardığından bahisle ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 17/01/2017 tarihinde kesinleştiği, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19/01/2022 tarihli ve 2021/14504 esas, 2022/616 karar sayılı ilâmında "... erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerekecektir..." şeklindeki açıklama da nazara alındığında, Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle yargılamaya konu suça ilişkin verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.