IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Tehdit ve Hakaret Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden;
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, katılan vekilinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylem, 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal başlığı altında yaptırıma bağlanmış olup, cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, ancak, 2014 yılı içerisinde işlendiği iddia edilen eylemin işlendiği sırada suça sürüklenen çocuk ...'ın oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamasından dolayı 5237 sayılı TCK’nın 66/2. maddesi uyarınca 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuk açısından asli dava zamanaşımı süresinin 4 yıl olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de zamanaşımını kesen en son işlem olan suça sürüklenen çocuğun savunması alınarak sorguya çekildiği 17.03.2015 tarihinden itibaren 4 yıllık asli zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinden önce 17.03.2019 tarihinde dolduğu, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin de bulunmadığı anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istekleri bu sebeple yerinde görülmüş olup, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Suça Sürüklenen Çocuklar ..., ..., ... Hakkında Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
15 yaşındaki mağdur çocuğun, uzun saçlarından dolayı yüzünün ve kolunun konumu nedeniyle göğüslerinin görünmediği, altında pantolon olup, üstünde giysi bulunmaksızın, bel hizasına kadar görüntülenen ve dosyada mevcut CD'de yer alan yarı çıplak fotoğrafının, mağdur çocuğun cinsel organlarını vurgulayacak şekilde oluşturulmadığı, toplumun ortak edep ve ahlak temizliğine yönelik açık bir saldırı niteliğinde de bulunmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'e yüklenen ve iddianamede 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu iddia olunan eylemlerin, aynı Kanun'un 226/5. maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçunu da oluşturduğuna dair Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
İddianamedeki anlatım ve uygulanması istenen sevk maddelerine göre suça sürüklenen çocuk ...'ın, mağdur çocuk ...'e karşı 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesindeki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği iddiasıyla da dava açılmasına rağmen Yerel Mahkemece bu suça ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, dava konusu edilen bu eylemle ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'e yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylemler, 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal, suça sürüklenen çocuk ...'a yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylemler, 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal ve 5237 sayılı TCK'nın 107/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 107/1. maddesinde şantaj başlıkları altında yaptırıma bağlanmış olup, cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca anılan suçların asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, ancak, 2014 yılı içerisinde işlendiği iddia edilen eylemlerin işlendiği sırada suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'in onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamasından dolayı 5237 sayılı TCK’nın 66/2. maddesi uyarınca 15-18 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuklar açısından asli dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de zamanaşımını kesen en son işlem olan suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in savunmaları alınarak sorguya çekildikleri 28.01.2015 tarihinden itibaren 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinden önce 28.05.2020 tarihinde dolduğu, suça sürüklenen çocuk ...'nun savunması alınarak sorguya çekildiği 17.03.2015 tarihinden itibaren 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinden önce 17.07.2020 tarihinde dolduğu, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin de bulunmadığı anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istekleri bu sebeple yerinde görülmüş olup, hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.