V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı sigortalının müvekkili işyeri haricindeki çalışmalarının gerekçesiz olarak kusur değerlendirmesinde dikkate alınmamış olduğunu, müvekkili nezdinde yapmış olduğu cam pudralama işinin davacıdaki meslek hastalığının sebebini oluşturmayacağını, toz ölçümünde, kişisel toz maruziyet ölçüm değerleri, 0.375-0,022 mg/metreküp olarak belirlenmiştir. ILO sınır değerinin, 5 mg/metreküp olduğu dikkate alındığında, pudralama bölümündeki kişisel toz maruziyetinin, çok düşük seviyede olduğunu, davacının asgari ücretin 1.1821 katı gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Asgari ücret düzeyinde gelir elde eden davacı için belirlenen zarar miktarı, gerçeğin çok üzerinde olduğunu, ilk peşin sermaye değerinin güncel değeri belirlenmeden, 2007 yılı verileri üzerinden hazırlanan ilk peşin sermaye değerinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, davacının, 5 yıl boyunca günde en az 1 paket sigara içerek, solunum yollarında kalıcı hasara sebebiyet verdiğinin kusur raporunda gözetilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, ıslahın zamanaşımına uğradığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığından sürekli iş göremezliğe uğramaktan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından meslek hastalığının tespiti tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı Kanun'un 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 ve 420 nci maddesi hükümleri, "Olayın meslek hastalığı olarak tespiti, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 506 sayılı Kanun'un 506 sayılı Kanun'un 11, 12, 22, 23 ve 26 ıncı maddeleri ile 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği maddeleridir.
3. Değerlendirme
a) Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları yönünden;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2021 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 78.630,00 TL olup, manevi tazminat hükmünün, maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, kısmen kabul edilen manevi tazminat miktarının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
b) Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin incelenmesi kapsamında özellikle kusur oran ve aidiyetine dair alınan kusur raporunda diğer iş yerlerindeki çalışmanın meslek hastalığının gelişimi üzerinde etkisinin tespitini mümkün kılan delil durumun göre o iş yerlerinde geçen çalışmaların davacıda gelişen meslek hastalığı üzerinde etkisinin olmadığının tespit edilmiş olması, kaçınılmazlığa dair tespitin açıkça itiraz ve temyiz konusu yapılmaması için bu hususun inceleme konusu yapılamayacağı, davacının kendi kusur oranının da dosya içeriğine uygun belirlendiği, maddi tazminat hesabı yönünden kazanç unsurunun doğru belirlendiği, gelirin doğru miktarının rücuya kabil kısmının tenzil edilmiş olduğu, zamanaşımı def'i yönünden ise davacının maddi tazminat istemini ıslahının dairemizce kabul edilen ilkeler kapsamında sürekli iş göremezlik oranın kesin olarak belirlendiği tarih başlangıç dikkate alındığında ıslahın zamanaşımına uğramadığı gibi temyiz eden tarafın bu hususu açıkça istinaf ettiğinin tespit edilememiş olması karşısında Bölge Adliye Mahkemesi kararında inceleme konusu yapılmamasının yerinde olduğu gözetilerek, temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması nedenleriyle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.