V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili; feri müdahiller ... ve diğerleri vekili (eski hale getirme talepli) ile feri müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, hak düşürücü ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, 1132 parselin afetzedeleri iskan etmek amacıyla ihdasen ... adına tescil edildiğini, imarla 179, 180 ve 181 adalara ayrıldığını, yol ve yeşil alana gittiğini, daha sonra tekrar imarla 607 ada 1 parsele gittiğini, imar uygulamalarına itiraz edilmediğini, idari yargıda dava açılmadığını, dava konusu taşınmazların kamu malı olduğunu, imar sonucu da Hazine adına tescil edildiğini, m2 birim fiyatının yüksek hesaplandığını, 608 ada 1 parselin dava dışı Şirket adına kayıtlı olduğu halde Şirketin davaya dahil edilmediğini, feri müdahillerin talepleriyle ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmediğini, Hazinenin kusurunun bulunmadığını, bu nedenle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, eldeki davanın bozmadan sonra Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/282 Esas sayılı dosyası ile birleştirilip daha sonra tefrikle eldeki esası aldığını, birleştirmenin hatalı olduğunu, bozma kararında birleştirmeye ilişkin bir hüküm bulunmadığını, Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/909 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan muarazanın giderilmesi davasının eldeki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
2.Feri müdahiller ... ve diğerleri vekili; 06.02.2023 tarihinde yaşanan deprem felaketi nedeniyle herhangi bir hak kaybına uğranmaması açısından eski hale getirme talepli olarak temyiz isteğinde bulunduklarını, eldeki davanın konusu taşınmazlara ilişkin olarak açtıkları Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/282 Esas sayılı davasının eldeki dava ile birleştirilmesi gerektiğini, tefrik kararının hatalı olduğunu, Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/909 Esas sayılı davasının eldeki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu yerlerle ilgili davacı taraf ile aralarında anlaşma olduğunu ve çakışan yerlerin kendilerine ait olduğunun kabul edildiğini, bu hususun eldeki davada değerlendirilmediğini, daha önceki Yargıtay incelemesinde de incelenmediğini, tek taraflı uygulama yapıldığını, bozma kararına uygun karar verilmediğini, eski ihdas parselinin gitti parselleri bilirkişi tarafından ortaya konulurken hata yapıldığını, keza davacıların ihdas parsellerinden gelen haklarına dayanan taleplerini gitti parsellerin yeni maliklerine de yöneltmeleri gerektiğini, tapu iptali ve tescil kararının hatalı olduğunu, infazının mümkün olmadığını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
3.Feri müdahil ... vekili; mülkiyeti Hazine adına kayıtlı 607 ada 1 parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığını ve tapu kaydındaki maliki değişmemiş olsa da 4046 sayılı Kanun'un 17/B maddesi gereğince Özelleştirme İdaresine devredildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tescil kararına dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705 inci maddesi; HMK'nın 95 inci ve devamı maddeleri; 09.05.1960 tarihli 21/9 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı.
3. Değerlendirme
Mahkeme kararının feri müdahiller ... ve diğerleri vekili Av. ...'ya 29.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen vekilin kararı 06.03.2023 tarihinde eski hale getirme istekli temyiz ettiği anlaşılmakla; 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle 11.02.2023 tarihli ve 120 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca kanun yollarına başvuru süresi 06.02.2023 tarihi (bu tarih dahil) ile 06.04.2023 tarihi (bu tarih dahil) arası durdurulmuş ve 05.04.2023 tarihli ve 139 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile durma süresi bazı iller ile ilçeler için 01.05.2023 tarihine (bu tarih dahil) kadar uzatılmış olup Adana ili yukarıda belirtilen 120 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında kaldığından feri müdahiller ... ve diğerleri vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulüyle davalı ve feri müdahillerin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428 inci maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonucunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. "Usulü kazanılmış hak" olarak tanımlayacağımız bu müessese mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli 21/9 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/86 Esas, 1999/644 Karar sayılı, 12.10.1999 tarihli kararına göre; eldeki davanın davacıları tarafından davalılar ..., ... Köyü ve Orman İdaresi aleyhine 27.01.1997 tarihinde açılan davada davacıların, 251 parsel sayılı taşınmazı 1961 ila 1963 yıllarında taşlık ve çalılıktan imar ihya ederek 50 dönümlük yeri tarla haline getirdiklerini ileri sürerek dava konusu yere son parsel numarası verilerek adlarına tescilini istedikleri, Mahkemece 12.10.1999 tarihinde, davanın kabulü ile Adana ili, Yüreğir ilçesi, ... köyü, ... mevkiinde kayıtlı doğusu ..., batısı çalılık ve kayalık, kuzeyi ..., güneyi yol ile çevrili, fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 20.07.1998 tarihli raporda sarı ile boyalı 54.574,31 m2’lik yerin 6 pay kabul edilerek 1’erden eşit olarak davacılar adına tapuya tesciline karar verildiği, anılan kararın derecattan geçerek 11.03.2002 tarihinde kesinleştiği, bu karar uyarınca taşınmazın 31.575 m2’lik kısmının hükmen davacılar adına tescil edildiği, geriye kalan kısmının Afet Toplu Konut Yerleşim Planı yapılması amacı ile ihdasen davalı Hazine adına kayıtlı olan 1132 parsel sayılı taşınmaz (163.048,89 m2- arsa) içerisinde kalması nedeniyle kararın infaz edilemediği, daha sonra imar planına göre yapılan ifraz çalışması sonucunda 1132 parsel sayılı taşınmazın muhtelif ada ve parsellere ayrıldığı, harita mühendisi bilirkişiden alınan 24.01.2019 tarihli rapor ile 28.02.2022 ve 23.05.2022 tarihli ek raporlara göre, dava konusu taşınmazın (B1) ibaresi ile gösterilen 11.482,68 m2'lik kısmının dava dışı ... Anadolu İnşaat Anonim Şirketi adına kayıtlı 608 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kaldığı, (B2-a) ibaresi ile gösterilen 9.337,34 m2'lik ve (B2-b) ibaresi ile gösterilen 7,49 m2'lik kısımlarının ise davalı Hazine adına kayıtlı 607 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.