İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/2260 · K. 2024/1326
- Esas No
- 2023/2260
- Karar No
- 2024/1326
- Karar Tarihi
- 21.02.2024
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2023/2260 E. , 2024/1326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/716 Esas, 2022/912 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ithal ettiği TEXJET marka tekstil yazıcı (baskı) makinesini ticari işletmesinden kullanmak üzere satın aldığını, davalının bu makinelerin TSE garantili olduğunu belirttiğini, bu cihazın teslim alındıktan sonra bir çok defa aynı arızayı yaptığını, süresi içerisinde satıcıya bildirdiklerini, davalı şirket temsilcileri ile bir çok kez telefon ve elektronik ortamda görüşmeler yapıldığını, makinedeki ayıpların giderileceği konusunda davacıda güven duygusu yarattıklarını ve oyaladıklarını ancak davalının bu ayıbı gidermediğini, Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/31 D.İş sayılı dosyası ile bilirkişi incelemesi yaptırdıklarını, Ankara 20. Noterliğinin 10.11.2011 tarih ve 18233 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ettiklerini, davalı şirketin TSEK ve CE markasını kullanma yetkisi olmadığını öğrendiklerini, bugüne kadar dava konusu makinenin ne onarımının ne de ayıpsız misli ile değişiminin yapılmadığını, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla satılan malın fatura bedeli olan 26.529,62 TL'nin fatura tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, dava konusu malın onarımını için yapılan 5.084,85 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, bedelin iadesi ile ilgili talebin kabul görmemesi halinde ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine ve onarım bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ürünle ilgili gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, ürünün kurulumunun yapılacağı yerde elektrik aksamının düzenli olmasının gerektiğinin bildirildiğini, ürünün teslimi yapılarak gerekli eğitimin verildiğini, davacının ürünün kurulacağı yer ile ilgili bir problem olmadığını bildirdiğini, ürünle beraber gerekli tüm teçhizat ve kullanım kılavuzunun CD halinde alıcıya teslim edildiğini, davacının işyerinde elektrik aksamında bozukluk olduğundan bir takım parçaların yandığını, kendi bildiği yere tamir ettirmeye çalıştığını, bu serviste gerekli onarım sağlanamayınca müvekkiline haber verdiğini, şirket yetkilisinin ürünün bulunduğu yere giderek mevcut durumu tespit ettirdiğini, davacının işyerindeki elektrik aksamının sorunlu olduğunu beyan ettiğini, kendilerinin yardımcı olmak istemesine rağmen davacı tarafın masraf yapmaktan kaçındığını, arızanın bu sebeple tekrarladığını, parçaların yenilenmesi gerektiğinin bildirilmesine rağmen pahalı olduğu gerekçesi ile eski parçaların onarılarak ürüne monte edilmesini talep ettiğini ve bu sebeple arızanın giderilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 15.01.2014 tarih, 2012/346 E. ve 2014/17 K. sayılı kararı ile dava konusu cihazın kurulu bulunduğu işyerinin elektrik aksamında bu cihazda arızaya sebebiyet verecek herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı anlaşıldığından davalının cihazdaki arızanın elektrik aksamından kaynaklandığı savunmasına itibar edilmediği, cihazdaki ayıbın gizli ayıp olduğu, dava tarihine kadar davacının kısmen de olsa satışa konu cihazdan istifade etmiş olması, satıcının da satış bedelinden yararlanması dengesi gözetilerek hakkaniyet gereği iade tarihinden itibaren tarafların tacir olması sebebiyle avans faizine hükmedilmesi gerektiği, onarım bedelinin ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; satılan malın bedelinin iadesi davasının kabulü ile dava konusu malın iadesi koşuluyla 26.529,62 TL'nin iade tarihinden itibaren geçerli avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, onarım bedelinin tazminine yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile 3.882,78 TL'nin (2.863,66.-TL yönünden 26.08.2010, 901,12 TL yönünden 17.09.2010, 118 TL yönünden ise 21.09.2010) tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarih, 2014/10087 E. ve 2014/15004 K. sayılı kararıyla verilen karar "Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine elverişli de değildir. Bu durumda mahkemece dava konusu cihaz üzerinde konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak cihazın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği ve buna göre süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarında ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.12.2022 tarih, 2015/716 E. ve 2022/912 K. sayılı kararı ile uyulan bozma ilamı gereği 25.03.2016 tarihinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda makinenin tesliminin yapıldığı tarih itibariyle garanti süresinin dolduktan sonra arızalanması nedeniyle davalının ücreti karşılığı arıza onarım ve servis hizmeti sağlamakla yükümlü olduğunun, davalının bu hizmeti yerine getirmediğine dair bir bulgu olmadığının, makinenin kullanılamaz hale gelmesinde ayıp bulunduğu yönünde teknik bir bulgu mevcut olmadığının mütalaa edildiği, daha sonra alınan bir başka bilirkişi heyeti raporunda dava konusu makinenin kurullarınca incelenememekle birlikte, daha önceki bilirkişi raporlarında yapılan tespitlere göre ayıbın "gizli ayıp" niteliğinde olduğu, davacının ayıp ihbarının süresinde olmadığı ve bu nedenle alacak taleplerinde haklı olmadığı hususunun belirlendiği, makinenin ikinci heyet tarafından incelenmesi için girişilen çabalarınsa makinenin yed'i emin deposunda bulunamaması nedeniyle sonuçsuz kaldığı, dava konusu makinenin 21.08.2008 tarihinde satın alındığı ve aynı tarihte çalışır durumda teslim edildiğine dair servis formunun dosyada mevcut olduğu, garanti süresinin 1 yıl olduğu, davacı tarafça davalıya ilk defa ayıp ihbarının 03.12.2009 tarihinde yapıldığı, bu tarihten önce ayıp ihbarı yapıldığına dair delil bulunmadığı, 03.12.2009 tarihinde "eski Polyprint board değiştirilip eski board BTC'ye gönderilecek" kaydıyla servis formu düzenlendiği ve akebinde 09.07.2010 tarihinde "makinaya elektrik gelmiyor” şikayetiyle “Tespit Edilen Arıza” bölümünde “Elektriksel bir arıza, Texjet board, kablolar, Epson board test edilmeli. Daha önce Epson Ankara teknik servisine gönderilmiş, fakat serviste arıza giderilememiş'' şeklinde; 26.08.2010 tarihinde "yazıcı ve tabla bölümü çalışmıyor. Epson anakartta ve güç kaynağında kısa devre oluşmuş, Texjet anakartta hasar meydana gelmiş. Board assey encoder pf hasar görmüş." tespitine yer verildiği, “Yapılan İşlemler" bölümünde "Teyjet anakart, güç kaynağı Epson anakart, assy encoder pf kartı değişti. Makinanm çalışması ve testleri için gerekli olan 8 adet dıımper, baskı kafası temizleme pompa ünitesi, silecek, boya püskürtme bölümü, 8 adet kartuş" açıklamasının yer aldığı. "Makina çalışır hale getirildi. Baskı testleri yapıldı. Müşteriye çalışır halde teslim edildi.’’ şeklinde arıza tespitlerinin yapıldığı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 25 inci maddesinde alıcının açık ayıplarda 2 gün, gizli ayıplarda 8 gün içinde satılanı muayene ettirmek suretiyle emtianın ayıplı çıkması halinde, derhal satıcıya bildirmekle yükümlü olduğunun, diğer hallerde ise 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 198 inci maddesinin iki ve üçüncü fıkralarının uygulanacağının düzenlendiği, 818 sayılı Kanun'un198 inci maddesinde; muayene ve ihbar külfetini yerine getirmeyen alıcının, malı olduğu gibi kabul etmiş sayılacağının, adi bir muayene ile meydana çıkmayacak nitelikteki ayıbın ortaya çıkması halinde, alıcının bunu derhal satıcıya bildirmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, aynı Kanun'un 207 nci maddesinde ise; ayıba karşı tekeffüle ilişkin davaların, ayıp daha sonra ortaya çıkmışsa bile, malın tesliminden itibaren 1 yıl içinde sakıt olacağına, ancak satıcının alıcıyı iğfal etmiş olması halinde 1 yıllık sürenin uygulanmayacağına yer verildiği, dava konusu makinenin garanti süresinin 1 yıl olduğu ve çalışır bir durumda teslim edildiği, meydana gelen ilk arızanın 03.12.2009 tarihinde düzenlenen "Servis Formu" ile giderildiği, davacı tarafından garanti süresi bitmeden önce ve arıza ortaya çıkar çıkmaz davalıya 03.12.2009 tarihinden önce ihbarda bulunduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, bilirkişi kurulunun 20.10.2017 tarihli kök raporu ve 05.10.2022 tarihli ek raporuna göre; dava konusu makinedeki ayıbın "gizli ayıp" niteliğinde olduğu, ancak 818 sayılı Kanun'un anılan hükümlerine göre ayıba karşı tekeffüle ilişkin davaların ayıp daha sonra ortaya çıkmışsa bile, malın tesliminden itibaren 1 yıl içinde sakıt olacağı, ancak satıcının alıcıyı aldatması halinde 1 yıllık sürenin uygulanmayacağı, mevcut dosya kapsamına göre de bu yönde bir delil bulunmadığı, bu nedenle davacı alıcının ayıp ihbarının süresinde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince karar temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı sonrasında alınan ikinci raporda bilirkişilerin davaya konu cihazı yed'i emin deposunda bulunamaması nedeniyle inceleyemediklerini, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilemediğini, Mahkemece ayıp ihbarının süresinde olmadığının re'sen gözetilemeyeceğini davalının bu yönde bir def'inin olmadığını, kaldı ki davalının aralarındaki yazışmalarda ayıbın varlığından haberdar olduğunu, davalı şirket müdürünün gönderdiği e-mailde arızadan haberdar olduğunu belirttiği, şu halde ayıbın süresinde ihbar edilmediği gerekçesiyle davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklı ayıp nedeniyle ödenen bedelin iadesi, kabul edilmemesi halinde ayıpsız misliyle değiştirilmesi ve onarım bedelinin tahsili istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
1.6762 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi,
2.818 sayılı Kanun'un 198 inci maddesinin iki ve üçüncü fıkraları ile 207 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı yan zamanaşımı def'inde bulunmamasına rağmen 818 sayılı Kanun'un 207 nci maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresinin hak düşürücü süre olduğu yanılgısıyla karar verilmiş olması hatalıysa da, hak düşürücü süre olan ayıp ihbarının süresinde yapılmadığının anlaşılmasına ve süresinde ayıp ihbarında bulunulmayan malın ayıplı haliyle kabul edilmiş sayılacak olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.