Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/2305 · K. 2024/5492
11. Hukuk Dairesi 2023/2305 E. , 2024/5492 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/635 Esas, 2023/173 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/745 E., 2019/1100 K. Taraflar arasındaki anonim şirket genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette azınlık pay sahibi olduğunu, çoğunluk pay sahibinin azınlığın haklarını kısıtlayıcı ve zarar verici şekilde şirketi yönettiğini, 21.06.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 4 üncü gündem maddesinde alınan sermaye arttırım kararının kanuna, ilgili yönetmeliklere ve dürüstlük kuralını aykırı olması nedeniyle iptali gerektiğini, dava konusu genel kurul kararı ile şirketin sermayesinin 3.750.000,00 TL'den 9.500.000,00 TL'ye yükseltilmesine karar verildiğini, arttırılan sermayenin 2.900.000,00 TL'lik kısmının şirket iç kaynaklarından karşılanacağını, bakiye 2.850.000,00 TL'nin ise nakden arttırıldığını, şirket iç kaynaklarından sermaye arttırımı ile eş zamanlı olarak nakit taahhüdü ile sermaye arttırım yoluna gidildiğini, kararın dayanağı bilanço ve raporun toplantıda pay sahiplerine talep edilmesine rağmen verilmediğini, yeminli mali müşavir raporuna göre sermayeye ilave edilebilecek iç kaynaklar toplamının 2.954.701,61 TL olarak belirlenmesine rağmen şirketin bu tutarın 2.900.000,00 TL'sini iç kaynak arttırımında kullandığını, dolayısıyla mevzuatın sermayeye eklenmesine izin verdiği fonların tamamının kullanılmadığını, alınan kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 462 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olduğunu, şirketin iç kaynaklarından yapılan sermaye arttırımını dayandığı 2017 bilançosunun genel kurul tarafından onaylanmadığını, onaylanmayan bilanço ile iç kaynaktan sermaye arttırımı yapılmasının mevzuata aykırı olduğunu, şirketin 2016 ve 2017 yılı karlarının kullanım şeklinin genel kurulda karara bağlanmadan bu dönem karlarının sermayeye eklenmesinin kanuna aykırı olduğunu yine sermayeye eklenmesi mümkün fonların tamamının sermayeye dönüştürülmeden farklı tutarda nakit taahhüdü yoluyla arttırım kararı alınmasının ve iç kaynaklardan kullanılan tutarlar ile nakit taahhüdünün farklı olmasının 6102 sayılı Kanun'un 462 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olduğunu, amacın sadece azınlık pay sahiplerine zarar vermek olduğunu belirterek 21.06.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının 4 üncü gündem maddesi ile alınan kararın yasa ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir.