Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/23284 · K. 2025/4644
10. Ceza Dairesi 2023/23284 E. , 2025/4644 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 231/5 ve 5395 sayılı ÇKK'nun 23. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın reddi kararı ile 03.01.2018 tarihinde kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve 2023/21042 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118415 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118415 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/11/2020 tarihli ve 2020/4220 esas, 2020/6418 karar sayılı ilâmında yer alana, " ... Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, yaşı küçük sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesi uyarınca atanmış olan müdafiine tebliğ edilmemesi nedeniyle, karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleştiğinden söz edilemez. Dolayısıyla bu usulsüzlüğü ortadan kaldırmak için, sanık müdafiine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hâkkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın, yükümlülüklere uymama eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirmesi nedeniyle kovuşturma şartlarının oluşmadığı anlaşılmış olup, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı olduğundan ... " şeklinde yer alan açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi kapsamında "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/03/2015 tarihli ve 2014/1285 soruşturma, 2015/121 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar 13/10/2015 tarihinde aynı konutta mukim babasına tebliğ edilmiş ise de, anılan kararın müdafiye tebliğ edilmeyip usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği, dolayısıyla bahse konu kararın müdafiye tebliğ edilmeden ve itiraz hâkkı tanınmadan suça sürüklenen çocuk hakkında tedavî ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı anlaşılmakla, kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.