İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2023/2393 · K. 2025/444
- Esas No
- 2023/2393
- Karar No
- 2025/444
- Karar Tarihi
- 13.01.2025
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2023/2393 E. , 2025/444 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1885 E., 2022/2034 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2022 tarihli ve 2022/100 Esas, 2022/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 168/3, 62/1, ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/1885 Esas, 2022/2034 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Müştekinin teşhisinin çelişkili olduğu, eylemi sanık ...'ın gerçekleştirdiği, mahkumiyetine dayanak bir delilin bulunmadığı, olayda silah ve bıçak olmadığı, Mobese görüntülerinin incelenmesi gerektiği, müştekinin ve sanık ...'ın olay tarihinde kullandıkları cep telefonu sinyallerine bakıldığında suçsuzluğunun ispatlanacağını, eksik araştırma sonucunda hüküm kurulduğu, asli fail tespit edilmeden hiçbir sanık hakkında yağma suçundan mahkumiyet hükmü verilemeyeceği, bir an için sanığın eyleme iştiraki kabul edilse dahi bunu asli fail değil yardım eden olarak ancak kabul edilebileceği, müştekinin olayda bıçak kullanıldığına dair beyanlarının da aşamalarda çelişkili olduğu ve kovuşturma aşamasında sinirle bıçak olduğuna yönelik ifade verdiğini beyan etmesi karşısında silah nitelikli halinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289/1. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.01.2025 tarihinde karar verildi.