İçtihatYargıtay8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2023/240 · K. 2024/6942
- Esas No
- 2023/240
- Karar No
- 2024/6942
- Karar Tarihi
- 23.09.2024
Karar Metni
8. Ceza Dairesi 2023/240 E. , 2024/6942 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/300 E. 2022/61 K.
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2021 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin birinci fıkrası, birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 24.05.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2022/19905 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149181 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149181 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, şüphelinin İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna tesliminin yapıldığı esnada üzerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunması şeklinde gerçekleşen olaya ilişkin Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 29/04/2021 tarihli ve 2021/2317 soruşturma, 2021/730 esas, 2021/688 sayılı iddianamesi ile infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan açılan kamu davası sonucunda Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2022 tarihli ve 2021/300 esas, 2022/61 sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek istinaf edilmeksizin kesinleştiği somut olayda, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15/12/2020 tarihli ve 2019/12580 Esas, 2020/19596 Karar sayılı ilamında da "Başka suçtan tutuklanarak Ankara Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na alınması sırasında sanığın üzerinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçmesi karşısında; hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Anayasa'nın 38/5. maddesine göre sanıktan üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilse dahi bu durumu anlatarak suçunu ikrar etmesinin beklenemeyeceği dikkate alındığında, cezaevine rızası haricinde ve görevlilerin gözetim ve denetiminde alınan sanığın üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi bilinçli olarak ve cezaevine sokma saikiyle görevlilere teslim etmediği şeklinde bir sonuca varılamayacağı; ceza hukukunun temel prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alındığında eyleminin TCK.nın 191. maddesinde tanımlanan, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,...BOZULMASINA" şeklinde belirtildiği üzere 03/03/2021 tarihinde infaz kurumuna giriş işlemleri sırasında üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilen sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna tutuklu olarak jandarma personeli tarafından getirilen hükümlünün, kayıt işlemlerinden sonra üst aramasının yapılacağı sırada üzerinde uyuşturucu madde olup olmadığı sorulduğunda tek içimlik uyuşturucu madde olduğunu söyleyerek yapılan tartımda 0.37 gram maddeyi görevlilere teslim ettiği belirlenmiştir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Anayasa'nın 38 inci maddesinin beşinci fıkrası göre hükümlüden üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilse dahi bu durumu anlatarak suçunu ikrar etmesinin beklenemeyeceği gibi ceza infaz kurumuna girmeden infaz koruma memurunun üzerinde uyuşturucu madde olup olmadığının sorulması üzerine uyuşturucu maddeyi teslim ettiği dikkate alındığında cezaevine rızası haricinde ve görevlilerin gözetim ve denetiminde alınan hükümlünün üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi bilinçli olarak ve cezaevine sokma saikiyle davrandığı şeklinde bir sonuca varılamayacağı; ceza hukukunun temel prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alındığında eyleminin 5237 Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli ve 2021/300 Esas, 2022/61 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.