V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; ayrı ayrı açılan dosyaların birleştirilip ayrılmaları nedeniyle sağlıklı bir yargılama yürütülemediğini, bilirkişi incelemesinin tek dosya üzerinden yapılması nedeniyle zaman zaman hak kayıpları yaşandığını, bozma sonra yapılan araştırmaların uyuşmazlığı çözmeye yönelik olmadığı gibi uyuşmazlığı daha da karmaşık hale getirdiğini, bilirkişi raporlarının olayı açıklayıcı olmayan ve dosya somutu ile bağdaşmayan içerikleri dikkate alınarak kamu tanıklarının beyanları dikkate alınmadan karar verildiğini, kamu tanıklarının yangının elektrik tellerinden çıktığını beyan ettiklerini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, gerçeğin ve sorumluluk derecesinin ortaya çıkarılabilmesi amacıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün aynı müzekkereye iki farklı cevap vermesi hususunda araya başka etkenlerin girip girmediğinin araştırılmaya değer olduğunu, bilirkişi raporu incelendiğinde raporun giriş-başlangıç bölümü ile değerlendirme kısmının birbiri ile uyumlu olmadığı, yer yer tahminlere dayandığı, tanık beyanlarına bile farklı anlam ve yorumlar yüklendiği, elektrikten çıktığı konusunda tereddüt bulunmayan böylesi büyük yangının ciddi zarar oluşturması ve bu nedenle idarenin hukuki ve cezai sorumluluğunun tespiti bakımından ilk günden kolluk makamlarınca etkin bir soruşturma yürütülemediğini, bu olay için ceza soruşturması başlatılmamasının şüpheleri daha da artırdığını, yangının çıktığı saatlerde tüm ilçede elektriklerin kesildiğini, arıza ihbarının olmamasının elektriğin kesilmediğini değil ihbar konusunda bir alışkanlığın olmadığını gösterdiğini, direkte ark meydana gelen yerde parça kopması, aşınma ve çoklu şekilde bulunan tellerden birinin ucu açık bir şekilde yırtık olması gibi durumların mevcut olduğunu, bilirkişilerin tespitinin gerçek dışı olduğunu, kopan tel için ek yapılmadığı beyan edilmiş ise de, değişik iş dosyasındaki Mahkeme gözleminde en az 5 ayrı yerde ek olması karşısında bilirkişilerin bu görüşünün de isabetsiz olduğunu, iletken kopması veya direklerde herhangi bir aksaklığa rastlanılmadığı şeklindeki bilirkişi görüşünün de gerçeği yansıtmadığını, zira değişik iş dosyasında tellerin sarkık olduğunun ve pek çok yerden ek yapıldığının açıkça belirtildiğini, bilirkişiler tarafından olay yeri inceleme raporuna atıfta bulunularak yangının şimşek çakması veya yıldırım düşmesi nedeniyle çıkmış olabileceği belirtilmiş ise de, elektrik ve yangın uzmanı olup olmadığı şüpheli bir uzman jandarma tarafından yazılan tutanağa yüksek değerde önem vermenin elektrik ve yangın uzmanı olan bilirkişilerin bilgi ve görgüsüne gölge düşürebileceğini, rüzgarın batı yönünden doğu yönüne doğru estiğini, yanan ekinlerin tamamının direğin doğusunda kalan ekinler olduğunu, direğin altındaki tarla ekili olmadığından ve yanacak herhangi bir ot bulunmadığından yanmadığını, her şeyden önce davalı şirketin kusursuz sorumlu olduğunu, zira tehlikeli işlerle uğraşanların işin niteliği ve ilgili mevzuat hükümleri gereği meydana gelecek can ve mal kayıplarına karşı kusursuz olarak sorumlu olduklarını ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, elektrik enerjisi dağıtım hattından kaynaklandığı iddia olunan yangın nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.
2. 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK.
3. Değerlendirme
1. Elektrik enerjisinin taşındığı enerji nakil hattı ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması, sorumluluk için yeterlidir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15).
2. Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda yangın olayının saatine ilişkin çelişki ile itfaiye ve meteoroloji raporları arasındaki çelişkilerin giderildiği, olay gününe ait tutanakları düzenleyen mümzilerin ve köy muhtarlarının tanık olarak dinlendiği, yine bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporlarının birbirini destekler mahiyette, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kararda ve gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davaya konu yangın nedeniyle gerçekleşen zarar ile enerji nakil hattı arasında uygun illiyet bağının ispatlanamadığı, hükmedilen vekalet ücretinin de tarifeye uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.