V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu kazanın 22.04.2015 tarihinde meydana geldiğini, davacı tarafça 04.08.2017 tarihinde kısmi dava açılmış ve 20.09.2020 tarihinde de ıslah dilekcesi verildiğini, davacının talep etmiş olduğu tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müteveffanın müvekkili şirketin çalışanı olmadığını ve müvekkili şirkette kaza geçirmediğini, murisin davalı ... şirketi çalışanı olup diğer davalı ... firması ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme de bulunmadığını, murisin işvereni olan ... firmasının kazanın meydana geldiği işyerinin sahibi olan ... Ltd. Şti. ile bir sözleşme yaptığını, ... firması ile ... firmaları arasında yapılan sözleşmede müvekkili şirketin taraf olmadığını, ... firması ile ... firması arasında imzalan sözleşmeden müvekkili şirketin haberi dahi bulunmadığını, kaza geçirildiği iddia edilen işyerinin müvekkili şirkete değil, ... firmasına ait işyeri olması nedeni ile davacıların murisinin kaza geçirmesi ile ilgili olarak müvekkili şirketin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, müteveffanın kaza geçirdiği işyerinin sahibi olan ve ... firması ile sözleşme yapan ... firmasının Ulaştırma Bakanlığı'ndan almış olduğu yetki ile yurtiçi kargo taşımacılığı konusunda acentelik yapabilen bağımsız bir işveren olduğunu, acente ...'ın almış olduğu bu yetkiye istinaden kargo taşımacılığı yapan firmalarla acentelik sözleşmesi yaptığını, acentenin bu yetkisine istinaden dosyada örneği görüldüğü üzere sadece Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. ile acentelik sözleşmesi yapmadığını, acentenin aynı zamanda Yurtiçi Kurye A.Ş. ile de acentelik sözleşmesi yaptığını ve bununla ilgili olarak da kargo taşımacılığı yaptığını, iş bu nedenle iki şirket ile acentelik sözleşmesi yapan acente ... ile müvekkil şirket olan Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığından Mahkemenin davanın müvekkili şirket açısından husumetten reddine karar vermesi gerekirken bunun aksine karar verdiğini, emsal dosyada davacının işvereni olan ... Ltd. Şti. firmasında çalışıp ta Yurtiçi Kurye Ltd. Şti.'ye Ankara 1.İş Mahkemesinin 2014/620 Esas ve 2015/688 Karar sayılı dosyada müvekkili şirket açısından davanın husumetten reddine karar verildiğini, acentelerin bağımsız birer işveren olduklarını, kendi adlarına işveren kaydı olan, kedi adına vergi kaydı olan ve yine kendileri bağımsız olarak kargo acenteliği yapma yetkisini gösteren Ulaştırma Bakanlığından verilmiş olan G3 belgesine sahip bağımsız işverenler olduklarını, bu bağımsız işverenlerin kendi adına işçi alma ve çıkartma yetkisine sahip olduklarını, Yurtiçi kargo ile acenteler arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, Yurtiçi kargonun davacının asıl işvereni olmadığını, davacıların murisinin çalıştığı şirket ile acente ... arasında iş sözleşmesi bulunduğunu, bilirkişinin 57 yaşında emekli olan davacıların murisinin tüm yaşam süresi boyunca aktif dönem hesabı yapmasını kabul etmediklerini, TRH yaşam tablosu kullanılarak 16 yıl 10 ay 29 gün bakiye aktif ömür süresi hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, 60 yaşa kadar aktif ve 60 yaşından sonra da pasif dönemler için asgari ücret baz alınmak suretiyle yeniden hesaplama yapılması taleplerinin Mahkeme tarafından kabul edilmediğini, asgari ücretten fazla bir ücret üzerinden yapılan hesaba üstünlük tanınmasının hatalı olduğunu, Mahkemenin usul ve kanuna aykırı olarak ödenmesine karar verdiği tedavi giderlerini de kabul etmediklerini, davacının kabul ettiği 10.000,00 TL maddi tazminat ödemesi tüm taraflara sirayet etmesi nedeni ile davacının almış olduğu ödemenin de hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, davalı ... şirketinin sözleşme ile Yurtiçi Kargo şirketinin merkez ve birimlerinin olduğu adresler ile diğer davalı ... şirketine bildirilecek adreslerde ve yine Yurtiçi Kargo şirketi tarafından belirtilen yerlerde/tesislerde yükleme boşaltma vs taşıma işlerinin ... şirketi işçileri tarafından yapılması işini davalı ... şirketine verdiği, sözleşmede, anılan sözleşmede hizmetin ifa edileceği yer olarak Yurtiçi Kargonun İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Gaziantep, Antalya ve Bursa’da bulunan birimleri olarak belirtildiği, yine hizmetin ifa edileceği zamanın Yurtiçi Kargo şirketinin belirteceği çalışma saatleri olarak belirlendiği, ihbar olunan ... Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'nin Dairemizin geri çevirme karararı ile dosya kapsamına kazandırılan 27.10.2008 tarihli sözleşmeye göre giden kargoların Yurtiçi Kargo şube ve acentelerinden ring sistemi ile alınması, Transfer Merkezine taşınması, Transfer Merkezinde araçtan indirilmesi, sayım, tesbit, kontrol işlemlerinin yapılması, muhafaza ve tasnif edilmesi, gerekirse kargoya ve ambalajına yönelik koruyucu tedbirlerinin alınması, gitmesi gereken merkeze iletilmek üzere şehirlerarası araca düzgün ve doğru olarak yüklenmesi iş ve işlemlerini ve gelen kargoların, şehirlerarası araçtan indirilmesi, sayım, tesbit, kontrol işlemlerinin yapılması, muhafaza ve tasnif edilmesi, gerekirse kargoya ve ambalajına yönelik koruyucu tedbirlerinin alınması, şube ve acentelere gönderilmek üzere şube-acente araçlarına düzgün ve doğru olarak yüklenmesi, şube ve acente araçlarının almadığı veya şehirlerarası bazı araçların geç gelmesi durumlarında gelen kargoların ilgili şube ve acentelere ring araçları ile taşınarak teslim edilmesi işlerini üstlendiği, davacılar murisinin ... şirketi sigortalısı olduğu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... şirketinin asıl işveren, diğer davalı ... şirketinin alt işveren olarak nitelendirildiği, iş kazasının meydana gelmesinde ... sigortalının %20, alt işveren olarak nitelendirilen davalı ... şirketinin %40, asıl işveren olarak nitelendirilen davalı ... şirketinin %40 kusurlu olduğu, ihbar olunan ... şirketinin ise kazanın meydana gelişinde bir kusuru olmadığı kabulünden hareketle sonuca gidildiği, aynı iş kazasına ilişkin olarak Kurum tarafından yapılan tahkikat sonrasında düzenlenen inceleme raporunda olayın bir iş kazası, ... şirketinin işveren, Yurtiçi Kargo şirketinin 5510 sayılı Kanun'un 21/4 üncü maddesi kapsamında 3 üncü kişi olarak nitelendirildiği, kusur taksimatının eldeki dosyada alınan kusur raporu gibi sigortalı %20, işveren ... %40, üçüncü kişi ıkaraj nitelendirilen Yurtiçi Kargo şirketi %40 olarak yapıldığı, Mahkemenin aynı bilirkişiden bir kök bir de ek hesap raporu aldığı, kök hesap raporuna itirazlar üzerine alınan ve hükme dayanak kılıan 16.03.2020 tarihli bilirkişi ek hesap raporunun itibar edilen hesaplama seçeneğinde ... sigortalının ücretinin asgari ücret kabul edildiği, kazadan bakiye ömür sonuna kadar AGİ dahil asgari ücretler üzerinden hesaplama yapıldığı, davacı eşin hesaplanan 81.496,49 TL maddi zararının içinde esasen %80 davalı taraf kusuru üzerinden hesaplanan 11.323,37 TL de tedavi gideri bulunduğu, diğer bir deyişle Mahkemece davacı eş lehine hüküm altına alınan 81.496,49 TL maddi tazminatın 11.323,37 TL'sinin tedavi giderinden, kalan 70.173,12 TL'sinin destekten yoksun kalma zararından oluştuğu anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının veya hak sahiplerinin kazanç kaybının hesaplanmasında kazalı sigortalının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda, davalı ...Ş.'nin ihbar olunan ... şirketi ile arasındaki Ankara/Kahramankazan’da bulunan Kargo Aktarma merkezinde görülecek işler yönünden yapılan ve kaza tarihini kapsayan sözleşmenin, yine davalı ... İnsan Kay. Loj. Kargo ve Tem. Hizm. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile diğer davalı ...Ş. ile ... İnsan Kay. Loj. Kargo ve Tem. Hizm. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki kaza tarihini ve kazanın meyndana geldiği işyerini kapsayan sözleşmenin Dairemizin geri çevirme kararı ile dosya kapsamına kazandırıldığı açık olduğuna göre bu sözleşmeler değerlendirilmeksizin düzenlenen kusur raporları hükme dayanak kılınmak suretiyle sonuca gidilmesi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; Dairemizin geri çevirme kararı ile dosya kapsamına kazandırılan sözleşmelerle Kahramankazan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1154 Esas sayılı aynı olaya ilişkin ceza dava dosyası kapsamı irdelenmek suretiyle davalı şirketler ile ihbar olunan ... şirketi arasındaki hukuki ve fiili irtibatları değerlendirip bu şirketler arasındaki ilişkiyi tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlemek, yine davacılar murisinin hangi şirketin emir ve talimatı altında çalıştığınını tespit etmek, yapılacak belirleme ve tespitler doğrultusunda iş güvenliği uzmanlarından oluşan farklı bir bilirkişi heyetinden kusur raporu almak, sonrasında farklı bir hesap bilirkişisinden hükme esas 16.03.2020 tarihli hesap raporunun bilinen dönem sonu tarihini kullanan, aktif dönem hesabını kazadan murisin 60 yaşını ikmal ettiği tarihe kadar asgari geçim indirimi dahil net asgari ücretler, sonrasında pasif dönem hesabını PMF-1931 yaşam tablosuna göre belirlenen bakiye ömür sonuna kadar asgari geçim indirimsiz net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini gözeten yeni bir hesap raporu almak, davalı ... şirketi ile davacıların kararı temyiz etmemeleri nedeniyle oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir.
Kabul ve uygulamaya göre de sarfedilmiş tedavi giderlerinin ancak SUT’u aşan kısmının hüküm altına alınabileceği dikkate alınıp bu yönde bir değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmesi yerinde görülmediği gibi davacı tarafa tedavi giderlerine ilişkin olmak üzere davalı ... şirketi tarafından ödendiği belirtilen 10.000,00 TL tutarındaki ödemenin davacı eşin destekten yoksun kalma zararından değil de belirlenecek tedavi giderleri zararından tenzil edilmesinin gerekip gerekmediği yönünde bir irdeleme yapılmaksızın karar verilmesi de isabetsizdir.