Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2023/2489 · K. 2023/10094
5. Hukuk Dairesi 2023/2489 E. , 2023/10094 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3234 Esas, 2022/2818 Karar DAVA TARİHİ : 27.01.2020 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, Boğazköy Mahallesi 132, 214, 246, 339 ve 880 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kayıtlarının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kıyıların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olamayacağını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, tapuya tescil edilmiş olmasının hukuki değer taşımadığını, müvekkili Hazineye yöneltilebilecek bir kusur veya sorumluluğun bulunmadığını, dava konusu taşınmazlar için talep edilen tazminatın yüksek olduğunu, taşınmazların tam değerinin değil, hak dengesinin yerine getirilmesi için adil bir tazminata hükmedilmesinin daha doğru olacağını, değerlendirme tarihinin tapu iptal kararının kesinleştiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.