İçtihatYargıtay12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2023/2549 · K. 2023/9459
- Esas No
- 2023/2549
- Karar No
- 2023/9459
- Karar Tarihi
- 28.12.2023
Karar Metni
12. Hukuk Dairesi 2023/2549 E. , 2023/9459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise, şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir.
Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için İcra Müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. İİK’nın 106 ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığı belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak İcra Müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; takibin kesinleşmesi üzerine alacaklının şikayete konu taşınmazlara haciz konulmasına ilişkin talebinin icra müdürlüğünce 11.09.2020 tarihinde kabulüne karar verildiği ve taşınmazların tapu kaydına 11.09.2020 tarihinde haciz şerhi işlendiği görülmüştür. YHGK’nın 22.3.2006 tarih ve 2006/12-149 E. - 2006/86 K. sayılı kararında da işaret edildiği gibi, satış isteminin varlığının kabulü için bu konudaki açık talebin yanında satış giderlerinin de yatırılması gerekmektedir. Somut olayda şikayet tarihi itibariyle haczin ayakta ve geçerli olduğu, alacaklı tarafından şikayete konu taşınmazlar üzerindeki 11.09.2020 tarihli hacze ilişkin satış talebinde bulunulmadığı görülmüştür. Açıklandığı üzere, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 21.09.2021 tarihi itibariyle alacaklının, yasal 1 yıllık sürede satış talep etmediği, sonuç olarak İİK'nın 110/1. maddesi gereğince taşınmazlar üzerindeki iş bu haczin karar tarihinden önce düştüğü anlaşılmıştır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetin incelenmesi sırasında şikayete konu kaldırılması istenilen 11.09.2020 tarihli haciz düştüğünden temyiz konu 106 ada 49 parsel, 107 ada 12 parsel, 124 ada 86 parsel, 125 ada 19 parsel, 129 ada 23 parsel, 130 ada 7 parsel, 137 ada 13 parsel, 161 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve HMK'nın 331/1. maddesi uyarınca tarafların şikayet tarihindeki haklılık durumlarına göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :
Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 20.12.2022 tarih ve 2021/3822 E. - 2022/3606 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.
...